tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

İLKSAN’ın Batmasını İsteyen MALUM-SEN Batmalı

TesGaziantep2

TesGaziantep2

İLKSAN’IN BATMASINI İSTEYEN MALUM-SEN BATMALI

            Yaklaşık bir ay kadar evvel İLKSAN ile ilgili yazmış olduğumuz yazımıza karşılık cevap niteliğinde, malum sendikanın İstanbul Şubelerinden bir yöneticisi güya aklınca bir karşı yazı yazarak cevap verdi. Yazıya bakınca hiç şaşırmadım. Uzun süredir İLKSAN ile ilgili, karalama ve iftira içerikli birçok yazı yazan, malum sendikanın bu yöneticisi, yazmış olduğumuz bir tanecik yazıya tahammül edememiş. Yazmış olduğumuz gerçekleri görmezden gelerek, İLKSAN yönetiminden Tangram Raporunu açıklamalarını istemiş. Güya sivri zekası ile 2006 yılında yayınlanan ve herkesin bildiği bu raporu sanki yeni bir şeymiş gibi yutturarak toplumu yanıltmaya çalışmış.

Tabi ki biz aydın ve münevverlerimizden aldığımız ders ile bu şahsın üslubundaki  seviyesizliğe düşmeden yalnız gerçekleri, bu yazımızda bir kez daha dile getireceğiz. Şahsen bir İstanbul bey efendisi olan Milli Gazete Yazarı Mehmet Şevket EYGİ beyin yazılarını okur ve üslubunu çok beğenirim. İstanbul’da oturmalarına rağmen bu kıymetli şahıslardan hiç mi istifade etmediklerini de sormak isterim. Biz Anadolu’nun gür sesi rahmetli Abdurrahim KARAKOÇ  ile yazımıza başlayalım.

Mektup yazdım Hasan’a,
Ha Hasan’a ha sana…

Çok oku çok düşün çok şeyler anla
Aha bu mektubu alınca Hasan
Manalar iplikten incedir amma
Kelimeler biraz kalınca Hasan

 

Süt dolu güğümü çalarız taşa
Kutsal görevimiz sağol çok yaşa
Mülkte hakikati aramak boşa
Tüm suçlular güçlü olunca Hasan

                          2
Köye çoban ettik sağır ibiş’i,
Çatal doğurtuyor erkek çebişi
Yağcılıktan yükün tuttu çok kişi,
Gene aşiretin yüzü güldü de

İncitmeyin derken gönül hatırı,
Gebe çıktı Solakların katırı
Kör kıvrak bir kırık yemden ötürü,
Düşmanların davulunu çaldı de

Yırtıldı geceler çakal sesinden;
Kazlar kafa çeker el kesesinden
Bozuk terazinin sol ve sağ  kefesinden
Demlenen hıyarlar rağbet buldu de

                Öncelikle, Türk Eğitim-Sen Genel Merkezine, bu ahlaksızlık abidesi yazıyı yazan sendika yöneticisini adam yerine koyup, cevap vermediği için teşekkür etmek gerekir.

Fakat kamuoyuna olan saygımdan dolayı kendi adıma cevap vereceğim. Çünkü bizim kamuoyu ile konuşamayacağımız hiçbir mesele yok.

Aslında bu malum güruhun meselesi İLKSAN’a üye 280 bin eğitim çalışanının hak ve hukuku değil. Eğitim çalışanları bu adamların umurunda değil. Bunların tek derdi ağababalarının ali menfaatleridir. Alan değişikliğinde eğitim çalışanlarını İLKSAN’dan ayrılmaya davet eden bu şahısların samimi olmadıkları açığa çıkmıştır. Yöneticilerinin çoğu alan değiştirmelerine rağmen üyelikten ayrılmamışlardır.

Bakalım bu Tangram Raporu nedir. Evet bu raporu, şu an tek derdi bölücü örgütün ölüm oruçlarını savunmak olan bir sendikanın sitesinde bulabilirsiniz. Tangram Raporu, Türk Eğitim-Senli İLKSAN yöneticilerinin de desteğiyle 2006 yılında  bağımsız bir şirkete hazırlatılan bir rapordur. Bu rapora göre İLKSAN’ın üç yıl içerisinde batması yok olması gerekirdi. Yıl 2012 ve  İLKSAN 505 milyon nakit parasıyla dimdik ayaktadır. Malum çevreler bu parayı saya saya bitiremediler. Batmasını istedikleri İLKSAN’ı batıramayacaklar ama kendileri batacaklardır.

İlk yazmış olduğum yazımda bakanlığın İLKSAN konusundaki sorumluluğuna vurgu yapmıştım. Adına Yalaka-SEN denilen bu adamların yazılarında ve eleştirilerinde bakanlığa herhangi bir eleştiri bulamazsınız. Yazıların tamamında İLKSAN’da 280 bin eğitim çalışanının hakkını ve hukukunu savunan Türk Eğitim-Sene iftira ve çamur atarak sendikacılık yaptıklarını zannediyorlar.

Aslında Türk Eğitim-Sen seçim yarışını kazanarak İLKSAN’daki haklı söylemini eğitim çalışanlarına anlatmıştır. Nedir bu söylem; “ Bu ülkeyi yönetenler, çalışanlara, Tasarruf Teşvik Nemalarda ve KEY ödemelerinde kazık atmışlardır. Aynı şeyi İLKSAN’da yapmalarına müsaade  etmeyeceğiz. İLKSAN’da tek bir eğitim çalışanının hakkının yenmemesi için var gücümüz ile çalışacağız.”

Başka şeyler söyleyerek, başka yerlere hizmet edenlere ise eğitim çalışanları inanmamıştır.

Hep söyledik yine söyleyelim. “ Varsa elinizde bir belge, çıkarın suçluları birlikte cezalandıralım. Yoksa bir belgeniz bir kerecik delikanlı ve dürüst olun kimseye iftira atmayın.”

Malum sendika, seçim yenilgisinden sonra ilk oturdukları toplu paslaşma masasında, seçim yenilgisinin hırsından olacak, İLKSAN’a nasıl zarar verebilirimin hesabını yaptı. O hesap ta tutmadı. İLKSAN dimdik ayakta yoluna devam ediyor.

Şuna da değinmeden geçemeyeceğim. Adam yazısında bir fıkra anlatmış. Fıkrasında kendisini anlatmış. Her gün hükümetle flort edip, hükümete, bazı menfaatler karşılığında gebe kalanlar ve her konuda düşük yapanlar siz değil misiniz? Sizin on yıllık yalakalık ve dalkavukluk raporunuzu eğitim çalışanları yazmaktadır.

Her sıkıştığınızda “Siyaset yapıyorsunuz” diyerek kurnazlık yapmayın.  siyasetin alasını da yapan sizler değimlisiniz?

Yeter artık başörtüsünü ve imam hatipleri sömürdüğünüz.

Bu ülkede kimin adamı olduğu belli olmayan, Doğu PERİNÇEK’e  26.02.2006 Perşembe günü, Memur-Sen Genel Merkezi, Mehmet Akif Konferans Salonu’nda saat 18.30’da verdirdiğiniz konferansla kime ve kimlere yalakalık yapıyordunuz. Bu konferans yeni şafak gazetesinde tenkit edilmiştir. http://yenisafak.com.tr/arsiv/2006/ocak/28/g08.html

Siz önce son 10 yılda yazmış olduğunuz şu yalakalık ve dalkavukluğun raporunu bir açıklayın.

–          Eğitim çalışanlarının alamadığı ek ödemeden hiç söz etmediniz.

–          657 sayılı devlet memurları kanununun kaldırılması sonucunda geleceğimiz nasıl olacak? İş güvencemizin yok olacağından söz etmiyorsunuz.

–          KPSS’de çalınan sorularla ilgili bir tek açıklamanızı duymadık.

–          4+4+4’ün mimarı olduğunuzu her defasında söylemenize rağmen. Mağduriyetlerle ilgili sesiniz çıkmadı.

–          Kamuda 500 bin, özelde 400 bin ve toplamda 900 bin taşeron çalışanının emeklerinin sömürülmesine hala suskun kalıyorsunuz.

–          4+4 ve 3+3 yüzdelik zammınızı yüz yılın en büyük toplu sözleşme olayı olarak bu millete yutturdunuz. Hiç utanmadınız.

Bu rapora yazılacak çok şey var. Şimdilik bu kadar kafi. Varsın diğer maddeleri okuyucular yazsın.  Ben eminim ki her ilde hakkınızda sayfalarca rapor yazılır.

Bizim tek meselemiz İLKSAN değil. Eğitim çalışanlarının bütün sorunlarının gür sesi Türk Eğitim-Sen’dir.

Bu millet artık her şeyi görecek. Eğitim çalışanları, siyasi iktidarların kendileri için oluşturduğu ve adına sendika dedikleri hapishanelerden ve bu hapishanelerin gardiyanları olan malum sendika yöneticilerinden kurtulduğu gün bütün haklarına kavuşacaklardır.

Bugün malum sendikanın üye sayısı 200 bin değil, 50 bin olduğunda eğitim çalışanlarının bütün haklarını siyasi iktidar vermek zorunda kalacaktır.

İşte o gün, bugündür.

Bu malum sendikadan ayrılarak, özgür olma, tutsaklıktan kurtulma günüdür. 

GÜN TÜRK EĞİTİM-SEN’Lİ OLMA GÜNÜDÜR…

 

Mehmet DİNÇ

Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şube Sekreteri

İLKSAN Gaziantep İl Temsilcisi

339 views

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ