tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

İLKSAN’A HAKSIZLIK ÖĞRETMENE YAPILAN HAKSIZLIKTIR

TesGaziantep2

TesGaziantep2

ilksan dinçç

İLKSAN’A HAKSIZLIK ÖĞRETMENE YAPILAN HAKSIZLIKTIR

            Uzun bir zamandır İLKSAN konusunda bir şeyler yazmadım. Çünkü bu konuda bilende bilmeyende bir şeyler yazıyor. Yazılanlara söylenenlere baktığımda sadece acı bir tebessüm beliriyor yüreğimde. İLKSAN sahipsiz bir kurum tıpkı bu kuruma üye olan öğretmenler gibi. Evet öğretmen sahipsiz… İLKSAN sahipsiz… Vurun beyler vurun, hep birlikte bir şeyleri yıkın. Aslında yıkılan siz biz hepimiz kısacası geleceğimiz. Öğretmene yıllardır her türlü tuzağı kuranlar, şimdide öğretmenin sandığına tuzak ve kumpas kurma yarışına girdiler. Maşallah her gün bir sitede yeni bir yazı sallıyorlar. Çözüm nedir diye sorduğunuzda çözüm yok. Yıkılsın İLKSAN. Haklarımız ne olacak? Cevap yok. Üyelerin geleceği ne olacak? Cevap yok.

Şimdiden uyarayım; Bakın İLKSANDA üye olanlar zarara uğradığında, ilk çalacakları kapı sendikaların kapısıdır. Sendikalar kanun koyucudan üyeleri adına talepte bulunmalıdır. Daha sorumlu davranmalıdır. Fakat birlerinin derdi bu değil. Tek dertleri birilerinin gözüne girip bir koltuk kapmak. Bakmayın öğretmeni düşündüklerinden bu yazıları yazmıyorlar.

İşte bu sahipsiz ve çaresiz kuruma Türk Eğitim-sen mensubu bir sandık üyesi olarak üç temel sebepten dolayı kayıtsız kalmamız gerektiğini düşünüyorum. Türk Eğiti-Senin öteden beride bu konuya kayıtsız kalmadığını yakından biliyorum. Öncelikle belirtelim ki İLKSAN denen bu kurumu Türk Eğitim-Sen olarak biz kurmadık ve geçmişte olan biten olumsuzluklardan da biz sorumlu değiliz. Bu kurum kanunla 1943 yılında TBMM tarafından kurulmuş. Hükümetler ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kaderine terk edilmiş bir kurumdur. İLKSAN 2016 yılında 1943 model kanun ile yaşamaya çalışmaktadır. Türk Eğitim-Seni üç temel sebepten dolayı ilgilendirmektedir diye düşünüyorum.

  1. Türk Eğitim-Sen üyesi yaklaşık 90-100 bin kişi bu sandığa üyedir. Bu üyelerimizin bu sandıkta çoluk çocuğunun geleceği yatmaktadır.
  2. Devlet tarafından 1943 yılında kanunla kurulan bu sandıkta, devlette devamlılık esastır ilkesiyle hükümetlerin sorumluluğu vardır. Hiçbir hükümet bu sorumluluktan kaçamaz. Hükümetler bu sorumluluklarından kaçmak için bazı paravan sendikaları kullanarak bu sandığı sürekli kötülemekte, sandığı kamuoyu ve üyeler nezdinde kötü göstererek, hiçbir bedel ödemeden kolayca tasfiye etmeye çalışmaktadır. Türk Eğitim-Sen 90-100 bin üyesinin haklarının batırılmasına müsaade edemez. Çünkü Türk Eğitim-Senin istikametini siyasi iktidarlar değil üyeleri belirlemektedir. Hükümet kim olursa olsun, bu iş bu kadar ucuz değildir. Üyelerimizin İLKSAN’daki tüm hakları, emeklilik kat sayısı hesabına göre ödenmediği müddetçe buna müsaade edilmeyecektir.
  3. Türk Eğitim-Sen 1996 yılından bu yana bu sandığı korumaya çalışmış, eksi 3 trilyonda olan bir sandığı bugün 971 trilyon yaklaşık 1 katrilyon nakitte ulaştırmıştır. Bu büyüme kolay olmamıştır. Burada görev alan temsilcilerimiz olağanüstü emek vermiş adeta destan yazmışlardır. 1996 yılında ekside olan İLKSAN kapatılsaydı buna razı olabilirdik. Fakat bugün 2016 yılında durum farklı; burada bir birikim ve emek var. Ayrıca 260 bin üyenin hakkı var. Üyelerine karşı hiçbir sorumluluk duymayan sadece ağababalarından emir alan sendikamsı bazı yapılar İLKSAN’I batırmak için her gün yeni bir planla hareket etmekte ve bu kurumu batırmak için adeta seferberlik halindedir. Aday öğretmenine, okul yöneticilerine ve bütün eğitim çalışanlarına tuzak kuran bu sendikamsı yapılar, İLKSAN’a da toplu sözleşme masasında iki kez tuzak kurmuşlardır. Burada tehlikeye giren sadece bizim üyelerimizin sandıktaki hakları değildir. Kendi üyelerinin haklarını da hiçe saymışlardır. Türk Eğitim-Senin İLKSAN’da büyük emeği vardır bu emeği birilerinin yağmalamasına müsaade etmeyecektir.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım üç sebep çoğaltılabilir. İLKSAN’IN verdiği krediler, emeklilik yardımları diğer faaliyetlerde sayılabilir. Sadece Van depreminde mağdur öğretmenlere yaptığı yardımlar bile rakam olarak ortaya konulduğunda alkışlanır. Bunlar yeterli mi? Hayır. Çoğaltalım. Ama nasıl? İLKSAN’IN Buna kafa yoran, çözüm üreten insanlara ihtiyacı var.

Emekli Sandığı ’da bir sosyal güvenlik sandığıdır. İLKSAN’ı ağızlarına sakız edenler nedense bu sandığın başına gelenlere hiç dikkat çekmemişlerdir. Tabiki İLKSAN’ı tartışmayalım demiyorum. Tartışalım bunda İLKSAN için de, biz eğitim çalışanlarının hakları için de şüphesiz büyük faydalar vardır. Eğitim çalışanlarının sürekli gözü buralarda olsun ki kem gözler, haram eller buralara ilişemesin.

Emekli Sandığı bugün için bir öğretmenden 550-600 TL civarında bir kesinti yapmakta ve 65-75 bin TL civarında emekli ikramiyesi vermektedir. İLKSAN ise bugün için 45-50 TL kesinti yapmakta ve emekli olan üyesine 23-24 bin TL emeklilik ödeneği ödemektedir. 2006 yılında %15 ten %16 ya çıkarılan Emekli Sandığı keseneklerindeki %1 lik artış tek başına 40-50 TL ye denktir. Buna kimse itiraz etmemiştir. Kaldı ki sağlık hizmetini de artık kendi paramızla almaktayız.

Sadece Emekli Sandığının yağmalanan şu mal varlıklarına bir bakalım, bu mal varlıkları haraç mezat satılıp yağmalanırken kimin haberi oldu. Bu mal varlıklarından benim bildiklerim şunlardır;

  1. Emekli Sandığı’nın Kuşadası Tatil Köyü ile İstanbul Hilton Oteli,
  2. Emekli Sandığı’nın başkentteki Büyük Ankara Oteli ve Kızılay Emek İşhanı
  3. Emekli Sandığı Mülkiyeti Bursa Çelik Palas Otel,
  4. Anafartalar Çarşısındaki dükkânları
  5. Büyük Efes Oteli
  6. Büyük Tarabya Oteli
  7. Kızılay Emek İşhanı
  8. Turizm ve dinlenme tesisleri
  9. Erciyes Sosyal Tesisi
  10. Ataköy Otelcilik A.Ş., Ataköy Marina Ve Yat İşletmesi A.Ş,
  11. Yeditepe Beynelmilel Otelcilik Turizm Ve Tic. A.Ş. (% 26 hisse)

İşte Emekli Sandığının peşkeş çekilen bu mal varlıkları, İLKSAN’ın bugünkü bütün mal varlıklarının 6-7 katından daha büyüktür. Neden SGK yönetiminde yer alan yetkili sendika bu yağmalanan memurun mallını sorgulamaz hep merak etmişimdir. Evet SGK yani Emekli Sandığının topyekûn devredildiği Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kurumun bir yönetim kurulu var. Tıpkı İLKSAN yönetim kurulu gibi. Bu yönetim kurulunda yetkili sendikaların temsilcileri var. Tabi bunu hiçbir memur bilmez ve takip etmez. Birileri bu takibi istemez…

Sorgulayalım tabii ki sorgulayalım. İLKSANIDA sorgulayalım Emekli Sandığını ’da sorgulayalım. Buna hiçbir itirazımız yok. Fakat birini yerle yeksan ederken diğerinden söz etmemek olmaz. Bu ikiyüzlülüktür.

Türk Eğitim-Sen olarak İKSANIN 260 bin civarındaki üyesinin tek bir tanesinin zarar görmesini istemeyiz. İLKSAN da kanun koyucu devlettir. Devleti yöneten ise TBMM ve hükümetlerdir. Bizler sadece buradaki üyelerimiz adına müdahil olduk ve haklarımızı korumaya çalışıyoruz. Bunu da en güzel şekilde yaptık. İLKSAN bu gün 3 trilyon borçtan kurtulup 971 trilyon nakit varlığa ulaşmış ise bu başarıyı da görmek gerekir. Bu konuda diğer sendikalar ile her zaman sorumlu ve yapıcı bir iş birliğine de hazırız.

Bir sendika sürekli bir koyup yüz almak ile insanlara olmayan bir dünyayı sunmaya çalışmaktadır. Böyle bir ekonomi dünyası sadece iktidarın müteahhitlerinin yaşadığı yalancı bir dünyadır. Gerçekler böyle değildir. Diğer bir sendika ise etnik siyasal görüşlerini İLKSAN üzerinden pazarlamaya çalışmaktadır. İLKSAN genel kurullarında; Eş başkanlık, özerklik vb. önergeler ile vaktini harcamaktadır.

Bizler Türk Eğitim-Sen İLKSAN İl Temsilcileri olarak bütün bu olumsuz yaklaşımlara rağmen İLKSAN’da temsilcileri bulunan sendikalara çağrıda bulunup, tüm sendikaların içinde bulunduğu bir çalışma ekibinin kurulmasını sağladık. Tüm sendikaların içinde yer aldığı bu komisyon 2015 Ağustos ayında toplanarak ortak bir şekilde İLKSAN Ana statüsünü yeniden ele aldı. Çağın gereklerine göre yeni bir Ana statü yazdı. Bu ortak komisyon tarafından hazırlanan yeni İLKSAN Ana statüsü umarım genel kuruldan geçer ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanır. Aslında İLKSAN MEB tarafından yönetilmektedir. Çünkü en son karar mercii MEB’in ta kendisidir.

İLKSAN için hükümetlerden destek ve kaynak istenmelidir. Hükümetler bireysel emeklilik fonlarına %25 katkı sunmaktadır. Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEK Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde, Bireysel Emeklilik BES sisteminin getirilerinin devlet tarafından verilen %25’i dahi karşılamadığını, söylemiş ve buradaki olumsuzluklardan yakınmıştır. İLKSANDA ekonomiye katkı sunmaktadır. İLKSANDA da insanlar para biriktirmeye çalışmaktadır. Devlet kanunla kurmuş ve devlet burayı büyütmek ve korumak zorundadır. İLKSAN’A %25 devlet katkısı mutlaka verilmelidir. Sendikaların İLKSAN ile ilgili toplu sözleşme masasına getireceği konular bunlar olmalıdır.

İLKSAN artık mali yapısı gün geçtikçe güçlenen bir sandık haline gelmektedir.. İLKSAN ile ilgili bu kadar yaygara koparılmakta fakat 1996 yılından bu yana bir tek mahkeme kararı yoktur. İLKSANA yapılan haksızlıklar ve engellemeler artık son bulmalıdır. Sendikalar tabi ki yönetimlerde yer almak için mücadele etmelidir. Ama bu mücadele İLKSANA zarar vermemelidir. Türk Eğitim-Sen bütün Türkiye’de İLKSAN temsilciliklerine yeniden güvenilir çalışkan adaylar çıkarmıştır. Üyelerinin İLKSANDAKİ gözü, kulağı ve eli olmaya devam edecektir. Unutmayalım ki; İLKSANA YAPILACAK, HAKSIZLIK ÖĞRETMENE YAPILAN HAKSIZLIKTIR.

 

 

MEHMET DİNÇ

TÜRK EĞİTİM-SEN GAZİANTEP ŞUBESİ

ŞUBE SEKRETERİ

49 views

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ