tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

HAK, MENFAAT VE SENDiKACILIK

tesakademi

Yazar: Mustafa Kızıklı
e-posta: mkizikli@turkegitimsen.org.tr

Hak..!
Bu üç harfli, tek heceli kelime, ifade ettikleri açısından, çok önemlidir ve hatta kutsaldır. Adalet, dürüstlük, doğruluk, gerçek ve emek anlamlarında da kullanılan bu kelime o kadar önemlidir ki biz millet olarak yüce Allah’a da “Hak” deriz. Onun içindir ki Vatan Şairimiz Akif; “Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal” demiştir. Ebediyete intikal edenlerimiz için de “Hakk’ın rahmetine kavuştu” deriz.

Tarihimizdeki en önemli, en kutsal mücadeleler bu kelimenin ifade ettikleri için yapılmıştır.

Hak kavramının olmadığı yerde, anarşi vardır, sömürü vardır, her türlü onursuzluk, ilkesizlik ve çirkinlik vardır. Bu yüzdendir ki Türk Eğitim-Sen mücadelesini en baştan beri “Hak” kavramı üzerine bina etmiştir. Çünkü herkesin hakkını aldığı, hakkına razı olduğu yerde huzur vardır, dürüstlük vardır, onur, ilkeler ve güzellikler vardır.

Bundan dolayı internet sitemizin logosunda bile “Burada ilkeli, onurlu, kararlı hak mücadelesi vardır” yazar. Kurulduğumuz günden beri hep “hak” dedik ve “hak” mücadelesi yaptık. “Hak” kavramının yerine başka bir şey koymayı da onursuzluk gördük. Sendikamız var oldukça bu “hak” mücadelemiz devam edecektir.

Menfaat..!
“Çıkar” anlamına gelen bu kelime çoğu zaman haksızlığın da kaynağıdır. Çünkü bir toplumda birilerinin menfaatine olan bir olgu, çoğu zaman diğerlerin hak kaybına yol açmaktadır. Toplum içinde “Bileşik kaplar prensibi” gibi çalışan bu mekanizma da “menfaat”, denge halindeki “hak” kavramını her zaman bozan unsurdur. Özellikle sendikacılığın temel ilkesi olan hak arama mücadelesinde “menfaat” işin içine girdiği zaman yozlaşma başlamaktadır. Menfaat çatışması haline dönüşmüş bir sendikacılık anlayışı, hak terazisinin dengesini bozduğu için, ortaya her türlü adaletsizlikle beraber onursuzluk da çıkmaktadır. Dolayısıyla “hak” yerine “menfaatin” ön plana çıktığı, belirleyici olduğu bir toplulukta huzursuzluk, sömürü, yalancılık, aldatma, zihin kirliliği ve adaletsizliğin ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Böyle bir toplulukta, hakkı, adaleti ve güzellikleri emreden İslam inancından söz edilebilir mi?

Peki, menfaat üzerine bina edilmiş bir memur sendikası var mıdır?

Evet, vardır maalesef…

Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Osmaniye’de yaptığı bir konuşmada tam da bu noktaya işret ediyor ve bazı itiraflarda bulunuyor.

Diyor ki; “Sendika bir menfaat örgütüdür, Dünya ve Ahiret menfaati olmayanın Eğitim Bir-Sen’e üye olmasına gerek yoktur.” ( İlgili Konuşma İÇİN TIKLAYINIZ. )

Ahmet Gündoğdu’nun kendi ağzından bunları duymak için yandaki videoyu izleyin lütfen.
 
Hakkı, adaleti ortadan kaldıran, sömürü, yalancılık, aldatma ve aşınmayı tesis eden menfaat kavramının, sendikanın temel amacı haline getirilmesi ve bunun da İslami bir kisveyle Dünya’dan da öte Ahiret’e kadar taşınmak istenmesi, topluma iddia edilmesi, dayatılması ne kadar acı değil mi? Daha da acı olanı; böyle bir anlayışın, ülkenin en aydın insanları olması gereken eğitim çalışanları arasında destek bulmasıdır.

Sayın Gündoğdu, sendikasına üye olmanın “Dünya ve Ahiret menfaatinden” bahsediyor. Hadi dünya menfaatini anladık, sizin aracılığınızla birinin hakkı gasp edilip başka birine menfaat olarak sunulabilir. Peki, bunun Ahiret menfaati nasıl olacak, bunu açıklamıyorlar.

Rahman ve Rahim olan, yani esirgeyici ve bağışlayıcı olan yüce Allah, birçok günahı bağışlayacağını bizlere söylerken, kul hakkıyla Ahiret’e gelmememizi, kul hakkının bağışlanmayacağını da söylemektedir. Bu durumda, birinin hakkını başka birine menfaat olarak sunanlar ve o menfaati kabul edenlerin nasıl bir Ahiret menfaati olabilir sizce?

Eğitim Bir-Sen kurucu genel başkanı rahmetli M.Akif İnan’ı sağlığında tanımış insanlardan biriyim. Allah mekânını Cennet eylesin, nur içinde yatsın muhterem bir insandı. Türk Eğitim-Sen ile de güzel ilişkileri vardı rahmetlinin. Onursal Genel Başkanımız Şuayip Özcan beyle sık sık fikir alışverişlerinde bulunduklarını da biliyorum.

Rahmetli M. Akif İnan ve arkadaşlarının kurduğu Eğitim Bir-Sen ile şu andaki Eğitim Bir-Sen’i kıyasladığımda, ilkelerindeki, duruşundaki ve yöneticilerindeki değişimi gördüğüm için üzülüyorum.

“Ya da gülen oynatan sevinçlerin avucunda tutsak olmuşsanız. Nefsin elinde oynayan bir talimli maymuna dönmüşseniz. Başkalarının acısı size çarptığında bir lastik top misali geriye sıçrıyorsa. Hiçbir oyuk oluşturmuyorsa içinizde hüzün. Günübirlik hay ü huyun düşüncesinde nefesleniyorsanız. Öte dünyada hesaba çekilmek gerçeği fantezi hanenizde konuklamışsa…”

Diyerek güzel öğütler veren bir M.Akif İnan ve onun kurduğu sendikada, onun koltuğuna oturan şahsın veya şahısların, günü birlik hay ü huyun düşüncesinde “menfaat mücadelesi”..!

Böyle bir uğraş kimseye şeref kazandırmaz maalesef. Şeref kazandırmadığı gibi, merhum M.Akif İnan’ın da ruhunu incitir.

Gerçekten çok üzücü…

Bu ortamda bize, sadece seyredip acımak düşmesi de çok üzücü.

Seyredip acımaktan başka alternatifler ise; ya menfaat mücadelesiyle “nefsin elinde oynayan bir talimli maymuna dönülür” veyahut onurlu, dik duruşlu “hak” mücadelesi yaparız, yapanlara destek veririz.

En kötüsü ise; orta yerde eylemsiz, tepkisiz beklemektir.

Ne dersiniz? Seçiminiz ne olmalı sizce?

 

83 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ