Zurnanın Zırt Dediği Yer!

Şehitkamil İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Eğitim-Öğretim Şube Müdürümüz, Türkiye Cumhuriyeti üniversitelerinin 4 yıllık fakültelerini bitirip, 4 yıl eğitim gördükten sonra, öğretmenlik mesleğini icra edip, idarecilikte belli bir süre geçiren ve sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın açmış olduğu sınavda başarılı olup, bu sınavı kazanabilme zekasına sahip olan! kişilere, okul müdürlerimize yönelik yazılan bu yazıyı bir hakaret olarak algılıyor ve o şekilde değerlendiriyoruz.

 

Yazının tam metni aşağıda yayınlanmıştır. Okul müdürlerini orkestra şefine benzeten sayın şube müdürümüz, orkestra şeflerini de kendisinin yönettiğini biliyordur umarım…

 

Böyle bir anlatım tarzı ile sayın şube müdürümüzün, okul müdürlerinin görev tanımını yapması bir yandan mizahi diğer yandan da ilginç,  kurum net üzerinden gönderilmiş bir yazı olarak tarihte! yerini alacaktır.

 

KURUM NET ÜZERİNDEN GÖNDERİLEN YAZI METNİ…

 

OKUL MÜDÜRLÜĞÜ VE ÇOK YÖNLÜLÜK

Gerek ilköğretim okullarımızı, gerekse liselerimizi şekillendiren öncelikle okullarımızın müdürleridir. Fiziksel ortam, öğretmenlerin ve öğrencilerin eğitime, araştırmaya, ilerlemeye motivasyonları, sosyal aktiviteler, işlerin zamanında yapılması, okula dışarıdan konuşmacıların çağrılarak öğretmenlere ve öğrencilere yeni ufuklar kazandırılması vb. çalışmalar, hep okul müdürünün ufkunun bir göstergesidir.

 

Az önce sıraladığımız maddeleri daha da arttıra biliriz. Bu maddeler bize gösteriyor ki okul müdürlüğü tek yönlü bir idarecilik demek değildir.  Okul müdürlerinin çok yönlü bir performans sergilemeleri gerekmektedir.  Bu performans fiziksel olduğu kadar, zihinsel olmalıdır. İyi bir planlama olmadan, müdür yardımcılarına, öğretmenlere, rehber öğretmene, öğrencilere ve velilere, gerekirse mahalle muhtarına okulun yükü paylaştırılmadan iyi bir yönetici olunamaz.

 

Genelde yönetici tanımlaması yapılırken bir koro şefine benzetilir. Koro şefi hiçbir enstrümanı çalmaz. Eğer koro şefi bir biraz flüt, biraz saz, ara sıra ritme giderse koro hepten dağılır. Çünkü o kadar enstrümanın ahenk içinde bir müzik ortaya koyması şefin direktifleriyle olabilir. Bu yüzden, “şef ne iş yapıyor” demek yanlıştır. Şef zaten bir şey yapmayan adamdır. Şef de bağlama çalsın, diyemeyiz. Hayır, şef hiçbir şey çalmasın, şef şefliğini yaparsa en büyük görevi yapmış olur zaten.

 

Bu örnek üzerinden okul müdürlüğüne bir bakalım. Eğer müdür, müdür yardımcılarının işini yapmaya

çalışırsa, öğretmenlerin girmedikleri derslere girip ders anlatırsa, hizmetlinin temizlemediği okulu temizlemeye çalışırsa, bu okulu kim yönetecek. Beklenen davranış müdürün personelden arta kalan işleri yapması değildir. Beklenen davranış müdürün tüm personelinin işlerini en iyi şekilde yapmalarını sağlamasıdır.  Koro şefi örneğinde olduğu gibi, sazın ne zaman çalacağı, ritmin ne zaman akışa katılacağı, flütün nerede başlayıp nerede susacağı, solistinde türkünün icrasını nasıl yapacağı koro şefinde gizlidir, şef ne solisttir, ne flütçüdür, ne de ritimci. Aynı şekilde okul müdürü de ne temizlikçidir, ne müdür yardımcısıdır, ne de öğretmendir; ama bunların okul içerisindeki akışlarını en iyi şekilde koordine edecek kişidir.  Bir gün dersin birine girip öğrenciyle muhabbet etmesin demiyorum, yere atılmış bir kâğıdı yerden almasın demiyorum, müdür yardımcılarına hiçbir şekilde yardımcı olmasın da demiyorum ama bu durumlar çok sınırlı olmalıdır ve kesinlikle herkes kendi işini yapmalıdır.

 

Yine bir koro ve koro şefi düşünelim. Bu koroda sadece saz ve flüt olsun, müziğin icrası için yeterlimidir? Evet yeterlidir. Ama bu koroyla icra edilen müzik daha çok ara sokaklarda dinlemeye alıştığımız sokak düğünleri için yeterlidir. Cumhurbaşkanlığı senfoni orkestrası neden yüze yakın çalgı aleti kullanıyor. Müziği daha iyi icra edebilmek için. Şunu demek istiyorum: Okul müdürümüzün gündeminde takip ettiği kaç gündem varsa yaptığı işin kalitesi de o kadardır. Üç tane gündeminiz varsa ki bunlar ne olabilir: Gelen evrak, giden evrak, hizmetli personel yokluğu. Peki eğitim öğretim ne olacak, öğrencilerin motivasyonu, zararlı alışkanlıklarla mücadele, öğrencilerin okulda sosyalleşmesi, sosyal aktiviteler, üniversite gezileri, Anadolu ve fen liseleri gezileri, müzelerin nazara verilmesi, velilere eğitici seminerlerin verilmesi, öğretmenlerin daha donanımlı hale gelmesi için yapılacak çalışmalar, ortak olunacak projelerle okulun diğer kurumlarla entegre edilmesi gibi sayamayacağımız yüzlerce gündemi takip etmek, tabi ki üç tane gündemi olan müdürden daha güzel bir yöneticiliktir. Bu örneklerle izah etmeye çalıştığım meselenin özü müdürlerimizin çok geniş bir perspektiften okula ve eğitime bakmasıdır. Ayrıca koronuzda enstrüman çeşitliliğiniz fazla ama bazı enstrümanlardan ses çıkmıyor. Bu durumda o enstrümanın ha varlığı ha yokluğu, ne fark eder? Hiç. Bundan dolayı rehber öğretmen var ama velilere seminer organize edilmemiş. Gibi…

 

Tabi ayrıca bir okul müdürünün öğretmenleriyle güzel diyalog kurabilmesi için sosyal aktivitelerin de okul içerisinde ve dışarısında devam etmesi güzel olur. İnformal ortamlarda idareci ve öğretmenlerin bir araya gelmesi de okul içi diyalogu arttıracaktır. Bu ve buna benzer aktiviteler,  okul müdürlerimizin gündem maddeleri arasında en önde olması gereken maddelerdendir .

Münir CENGİZ

Eğitim-Öğretim Şube Müdürü

Son Haberler

ACIMIZ BÜYÜK, ÜYEMİZ AHMET YAŞAR BOZKURT’U KAYBETTİK

Şehitkamil ilçemize bağlı Mehmet Akif Ersoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi müdür yardımcısı olarak...

8. OLAĞAN GENEL KURUL SÜRECİMİZ BAŞLIYOR

TÜRK EĞİTİM-SEN GAZİANTEP 1 NOLU ŞUBE 8. OLAĞAN GENEL KURULU, DELEGE SEÇİMLERİ İLANI Türk Eğitim-Sen Merkez...

TÜRK EĞİTİM-SEN DÖRT EYLEM KARARINI YENİLEDİ

SERBEST KIYAFET EYLEM KARARI AÇIKLAMA Türk Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulumuz 15.03.2013, 31.12.2014, 05.10.2015, 16.09.2017, 14.09.2018,...

Taziye: Adem ŞİRİN

Üyemiz ve Şehitkamil, İstanbul Gaziantepliler Anadolu Lisesi öğretmeni Adem ŞİRİN’in babası Haci Mustafa ŞİRİN...