İhanete Son Ver… Vatanına Sahip Çık…!

WP_20130119_141

Ülkemizde son dönem içerisinde yaşananlar, teröristlerin ülkemizde saygı ve itibar görür hale gelmesi, bez paçavralarına sarılı terörist cenazelerine kimselerin ses çıkarmaması, bu güne kadar 30 binin üzerine cana kıymış, geçmişinde bebek katili olarak bilinen bu çapulcu sürüsünün şimdilerde muhatap alınması Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Sendikaların üyeleri olarak bizlere artık yeter dedirtmiştir.

Terörle mücadele ile müzakere arasındaki farkı şaşıranlar şunu asla unutmasınlar… Bu ülkede biz ve bizim gibi düşünenler oldukça, Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde belirttiği “… Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. …” cümlelere muhatap olanlar, bu duruma cevaben yine aynı hitabede geçen “… Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” son cümleleri ile cevap verileceğinin herkes farkında ve bilincinde olmalı diyoruz…

Bu duruma dur demek, artık yeter demek adına, bugün ilimiz Şehitler Abidesi önünde Türk Dayanışma Konseyi olarak, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalar, Milliyetçi Hareket Partisi, Büyük Birlik Partisi, İşçi Partisi, Şehit Aileleri Derneği, Ülkü Ocakları Eğitim Ve Kültür Vakfı Gaziantep İl Başkanlığı, Gaziantep Ziraat Odası, Türk Ocakları Gaziantep Şubesi, TÜRKAV Gaziantep Şubesi ve 70’den fazla STK ile Bu duruma HAYIR denildi.

Yapılan basın açıklaması şu şekildedir.

İHANETE SON VER, VATANINA SAHİP ÇIK

Bilindiği gibi PKK terör örgütü, bu ülkede milli barışın ve kardeşliğin, demokrasinin, insan haklarının ve Türk milletinin varlığının baş düşmanıdır; emperyalist güçlerin tetikçisi ve taşeronudur.

Bu güne kadar 30 binden fazla vatandaşımızı, askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, din görevlimizi, memurlarımızı, vatandaşlarımızı vahşice ve kalleşçe öldüren bu bölücü örgütün, eli kanlı bebek katili ile iş başındaki AKP iktidarı, sözde barış ve kardeşlik adına yaptıkları açılım sürecinin son aşamasına gelmişlerdir.

Adına “İmralı süreci dedikleri” bu son aşamada;
Bir yandan bölücü başı yalanıp yıkanarak, allanıp pullanarak masum, iyi niyetli, barış güvercini bir siyasal aktör olarak Türk milletinin huzuruna çıkarılırken,
Diğer taraftan Türk milletinin yiğit sevdalıları, vatanseverler ve bölücü teröre karşı şanlı bir mücadele veren güvenlik güçlerimizin kahraman mensupları, barışın ve kardeşliğin düşmanları ilan edilerek aşağılanmakta ve hakarete uğramaktadırlar.

Avrasya bölgesindeki enerji ve su kaynaklarını ve geçiş yollarını kontrol etmeyi amaçlayan küresel güç odakları, merkezinde ülkemizin bulunduğu bu coğrafyayı adeta hallaç pamuğu gibi atmaya devam etmektedirler.
Bölgesel bir iç savaş sürecinden, bölgesel bir genel savaş aşamasına doğru hızla yol almakta olan bölgemizde cereyan eden kanlı, yakıcı ve yıkıcı olaylar dikkate alınmadan, bu ülkede terörle mücadele etmek, barış ve huzur projeleri gerçekleştirmek toplumu aldatmaktan başka bir şey değildir.

Bölgemizdeki kanlı mücadelenin baş aktörleri bölücü terör örgütünü taşeron olarak kullanmaya devam ederken,
Bu haliyle adeta yedi kocalı Hürmüz’e benzeyen; insan ticaretinden, uyuşturucu kaçakçılığına her türlü kirli işin taşeronluğunu yapan bölücü terör örgütünü ve onun hapisteki başını, kendi bağımsız iradesiyle hareket eden ve bölge insanının tek temsilcisi olarak kabul eden iktidarın bu yaklaşım tarzı; aklı, izanı, tecrübeyi hiçe saymaktır. Daha da önemlisi Türk milletinin aklıyla alay etmek ve onu hiçbir şey bilmeyen, hiç bir şeyden anlamayan, tepkisiz bir toplum yerine koymaktır.

Bilindiği gibi 2012 yılını amacına ulaşma yolunda “final yılı” ilan eden, stratejisini de “vur – kaç”tan “ vur-kal”a dönüştüren, böylece sözde bir “Kürt Baharı” başlatmayı deneyen bölücü terör örgütü, bölge halkının da desteğiyle kahraman güvenlik güçlerimizin yiğit mücadelesinin sonucunda ağır kayıplar vererek Kandil’deki inine kaçmak zorunda kalmıştır.

Şimdi soruyoruz:
Terör örgütünün belinin kırıldığı ifade edilirken, bu zaman diliminde Terörist başının parlatılıp cilalanıp, siyasal bir aktör olarak sahneye sürülmesinin anlamı ve amacı nedir?

Bölücü terör örgütüne adeta taze kan vererek ayakta kalmasını sağlamanın, kanı ve gözyaşını durdurmakla ne ilişkisi vardır?

Bu süreç hangi “iç ve dış” güç odaklarının baskısıyla başlatılmıştır?

İş başındaki iktidar hangi siyasi kazancın peşindedir?

Her konuda referandum kartını kullanan siyasi iktidar, bu hayati konuda Türk milletinin iradesine başvurmak için neden referanduma gitmemektedir?

“Terörist başıyla görüştüğümüzü söyleyenler yalancıdır, şerefsizdir” diyen bir iktidar, bugün adeta övünerek yaptıkları bu işleri, hangi şeref ve haysiyet kriteri aralığında görmektedir?

İş başındaki iktidar; bölücü başının “ Türkiye’den toprak talebim yok” sözünü hangi devlet aklıyla ciddiye almakta ve görüşmeler için “sağlam bir zemin” olarak kabul etmektedir?

Bir dediği bir değini tutmayan, bir taraftan terörle mücadeleyi destekliyor görünürken diğer taraftan terörist başıyla müzakereye destek veren ana muhalefet partisinin bu çelişkili tutumu, ihanet sürecinin değirmenine adeta su taşımaktadır.

Liberal geçinen, kendini aydın sanan, görünürde dindar birçok kesimin sözde temsilcilerinin, tek merkezden çıkmış, “akan kan dursun, barış gelsin, analar ağlamasın” gibi klişe açıklamalarla müzakerelere destek vermelerini de, bu açıklamaların arkasındaki gücü de milletimizin takdirine sunuyoruz.

İş başındaki iktidar İmralı’daki Bölücü Başına “yenilenecek” anayasada “Türk Milleti ve “Türklük” kelime ve kavramlarının olmayacağı sözünü vermiş midir?

İş başındaki iktidar “Federasyon”a giden yolu sonuna kadar açmak için çıkardığı yerel yönetimler yasasına ek olarak “AB özerklik Şartına” konulan muhalefeti tamamen kaldıracağının ve Valilerin seçimle işbaşına gelmesinin yolunu açacağının sözünü vermiş midir?

İş başındaki iktidar bu süreçte “Başkanlık Sistemi”nin anayasada yer alması için bölücü cepheye “Genel Af Sözü” vermiş midir?

Sözde açılım projesinin bu son aşamasında, artık ülkemiz terörle masaya oturmayı saklama ve gizleme gereği bile duymayan, bu yöndeki tepkilere aldırış dahi etmeyen vicdan ve hamiyet fukaralığıyla bire bir muhataptır.

Başka bir deyişle bu konuda çizme aşılmış ve iktidar, bölücü terörün kanlı limanına demir atmıştır.

Yaşanan olayları dikkatle, sabırla, biraz da endişeyle izleyen Türk milleti her şeye rağmen geleceğinden umutlu olmak istiyor.

Elleriyle verdiği oylarla meclise ve iktidara taşıdığı siyasi irade sahiplerinin ihanet projelerine “dur” diyeceğine ve yapılan yanlışlardan dönüleceğine inanmak istiyor.

Şurası iyi bilinmelidir ki, siyasileri ve yöneticileri demokrasi içinde uyaran Türk milleti, bu hayati imtihanda başarısız olanları sandıkta cezalandırmaya hazırlanmaktadır.

Biz de Türk Dayanışma Konseyi olarak, bütün sorumluları bu alanda attıkları adımları ölçerek, biçerek atmaya ve yanlıştan geri dönmeye davet ediyoruz.

Şurası asla unutulmamalıdır ki,
Bütün olumsuz şartlara, her türlü yanıltıcı haberi yaparak tepkileri karartan, milleti yanıltan anlayış çerçevesinde dizayn edilen propagandaya rağmen, Türk milleti, devletiyle vatanıyla hür ve bağımsız olarak kıyamete kadar yaşamaya devam edecektir.

Bundan kimsenin şüphesi olmasın!

Türk milletinin kültürel genetik kodları ve ortak hafızası, yapılmak istenileni anlamaya, tedbir almaya ve çözmeye muktedir.

Tarih bunun örnekleriyle doludur. Türk Milleti son sözünü daha söylememiştir…

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.

TÜRK DAYANIŞMA KONSEYİ

Bekir AVAN
Türkiye Kamu Sen
Gaziantep İl Temsilcisi

 

YÜRÜYÜŞ VE BASIN AÇIKLAMASI FOTOGRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ…

Son Haberler

ACIMIZ BÜYÜK, ÜYEMİZ AHMET YAŞAR BOZKURT’U KAYBETTİK

Şehitkamil ilçemize bağlı Mehmet Akif Ersoy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi müdür yardımcısı olarak...

8. OLAĞAN GENEL KURUL SÜRECİMİZ BAŞLIYOR

TÜRK EĞİTİM-SEN GAZİANTEP 1 NOLU ŞUBE 8. OLAĞAN GENEL KURULU, DELEGE SEÇİMLERİ İLANI Türk Eğitim-Sen Merkez...

TÜRK EĞİTİM-SEN DÖRT EYLEM KARARINI YENİLEDİ

SERBEST KIYAFET EYLEM KARARI AÇIKLAMA Türk Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulumuz 15.03.2013, 31.12.2014, 05.10.2015, 16.09.2017, 14.09.2018,...

Taziye: Adem ŞİRİN

Üyemiz ve Şehitkamil, İstanbul Gaziantepliler Anadolu Lisesi öğretmeni Adem ŞİRİN’in babası Haci Mustafa ŞİRİN...