Ana Sayfa Gündem, Hukuk Köşesi 20 Ağustos 2011 524 Görüntüleme

MEB’te Bürokrasinin Mevzuat Delme Olimpiyatı!

Böyle bir olimpiyat düzenlense MEB bütün madalyaları toplar diye düşünüyorum. Geçici görevlendirmeler ile ilgili Başbakanlığın Genelgesi, yönetmelikler olmasına rağmen, atanmaya şartları tutmayan 1384 kişi yıllardır geçici görevlendirme ile görev yapmaktadır.

Mevlana bir sözün de “Nefsim günde bin kere isyan eder, aklım bin kez tövbe eder”.Olimpiyatlar sportif organizasyonların en büyüğü, bir sporcunun kendi alanında çıkacağı başarı kürsüsünün zirvesidir. O nedenle zahmeti de nimeti de elbette büyüktür.

Yazmayalım, yazdıklarımız ola ki bir canı incitir diye sonbahar yaprağı gibi titrerken, kör gözüne parmağım kabilinde iş ve işlemlere tanık oluyor, beynimize batan kıymıkları bu yolla ayıklıyoruz aslında. Bu nedenle eğer yazılarımıza gücenen ve kırılan varsa peşinen özür dileme erdemini de buradan göstererek bilmeyerek kırıp üzdüğüm her bir canlıdan özür diliyorum.

Mevlana’nın sözünü de bunun için aldım. Mübarek aydır. Kimsecikleri kırmayalım derken yapılan her türlü haksızlık bir kıymık gibi batıyor gözümüze…

Milli Eğitim Bakanlığında 1384 kişi geçici görevli kadrosunda bulunduğu yerin dışında çalışıyor. Başbakanlık yönetmeliğini görmüyor, Milli Eğitim Bakanlığı kendi yönetmeliklerine uymuyor.

Bir kurumun ciddiyetinin göstergeleri vardır. Bu göstergeler çok hassas olması gereken göstergelerdir. Bir sarraf terazisi gibi…

*Bir kurumun iş yapma şekli,

*Personel politikası,

*Çalışanlarını görüp, gözetmesi,

*Onlara sağladığı sosyal haklar,

*Kariyer ve liyakate verilen önem,

*Hukuka uyarlık,

*Etik ilkelere uyma,

*Hizmet içi eğitim ve bu eğitimden yararlanan personel sayısı,

*Eğitime yapılan harcamalar ve miktarları,

*Kendisiyle bitecek işlerde işin yapılma süresi,

*Üretilen hizmetin etkinliği ve sürekliliği,

*Eğitimin kalitesi,

*İletişim olanakları, bu ciddiyet barometresinin ilk anda aklıma gelen derecelendirme kriterleri.

…..

Örnekleri ve bu derecelendirme kriterlerini artırmak mümkün..

Bunları birer birer ele aldığımızda: Ve bunu Devletimizin Kurumları arasında Olimpiyat olarak düşündüğümüzde, bizim Bakanlığın iş yapma şekli, personel politikası, çalışanlarına verdiği önem, sosyal hakları, kariyer ve liyakate önem verme durumu, yapılan iş ve işlemlerin hukuka uyarlık durumu, etik ilkelere uyma, hizmet içi eğitim ve eğitimden yararlanan personel sayısı, yatırmaların planlaması ve zamanlaması, iş yapma süresi, üretilen hizmetin etkinlik ve sürekliliği, eğitimin kalitesi, iletişim olanakları ile eskilerin tabiri ile “nihayetten birinci”lik kürsüsüne çıkar. Gelin birlikte biraz hayal kuralım.

*Yapılan işlerin hukuka uyarlığını sağlamak için yakında Danıştay bizim Bakanlığın uygulamalarını hizaya getirme için münhasıran bir daire kurarsa,

*Salt bunun için ayrıca 40-50 tetkik hakimi istihdam eder, bu şansı yakalayan hakim adayları da MEB Merkez binada bulunan anıta Çelenk sunduktan sonra, Teşekkür ziyaretlerine başlarlarsa,

*Kağıttan işlere kağıttan kalite beratı vermek için yeni bir kalite şirketi kurulursa,

*Kariyer ve liyakat ilkeleri 657 ve MEB ile ilgili diğer yasalardan bir KHK ile çıkarılırsa,

*Etik ilkeleri ve Etik Kurulu yakın zamanda lağvedilirse, asla şaşırmam.

Başkalarını yazmaya bile gerek yok.1384 kadroya siz geçici görevlendirme yönetmeliğine aykırı atama yaparsanız,buralarda da hizmetin yürüdüğünden ve kaliteden bahsederseniz buna ancak gülünür.

İşte size kıssadan hisse;

Bizim Celal okulu bitirmiş, ilk kez iş için başvurmuş. İnsan Kaynakları bölümüne gitmiş. Müdür özgeçmişine, diplomasına bakmış.

“Bizim bir mühendise ihtiyacımız var. Ne maaş istiyorsun?”

“Ayda en az 15 bin lira net.”

Müdür bakmış Celal’e; gülümsemiş:

“Peki. Yılda otuz gün izin, özel sağlık sigortası, her yıl son model bir Mercedes ya da BMW, yurt dışına bedava bilet versek ne dersin?”

“Benimle dalga geçiyorsunuz derim!”

“Haklısın ama ayda 15 bin lira maaş isteyerek dalga geçmeye sen başladın önce kuzum!”

Fıkra bu…Bizim Bakanlık aslında kendi çıkardığı yönetmeliklerle dalga geçmeye daha ilk günden kendisi başladı.

1384 KADROYA GEÇİCİ GÖREVLENDİRME yapıp, sonra da etik, ahlak, demokrasi, hak, özgürlük masalları… Anlatırsanız, Dalga geçmeye ilk siz başladınız demektir. Size bakan alt kademe yöneticileri eğer dalga boyuna bakmaksızın dalga geçmeyi sürdürürlerse bunun suçu bize ait değil… Böylece bilesiniz.

Adını siz koyun sonra. İster bürokrasinin mevzuat delme olimpiyatı, isterseniz dalga geçme şampiyonası…

M.Metin YAZICI

Eğitim yöneticisi

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

| Tema Tasarım |