tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

Türk sözcüğünden kim rahatsız?

tesakademi

   

Soner Yalçın

Dikkat ediyor musunuz?

Son dönemde “Türk” sözcüğünün yazılmaması ve telaffuz edilmemesi için büyük çaba harcanıyor. “Türk” demek neredeyse faşistlikle eşanlamlı hale getiriliyor.

Evet, isteniyor ki, artık “Türk” sözcüğü ağızlara alınmasın.

Son olarak belki duymuşsunuz, okumuşsunuzdur:

Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı” TBMM’ye sunuldu. 80 maddelik bu yasa tasarısıyla Anayasa Mahkemesi’nin statüsü yeniden düzenleniyor ve eski “2949 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun” yürürlükten kaldırılıyor.

Tasarının en önemlisi ve dikkat çeken maddesi, Anayasa Mahkemesi üyelerinin göreve başlayabilmek için koşul olan “ant” metninde yapılan değişiklik.

Yeminden; “Türk milleti tarafından demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunan” bölümü çıkarılmak isteniyor.

Bu düzenleme, yeni anayasada “ikili ulus” kavramının getirileceğini, “Türk yurttaşı” tanımının değişeceğini, hatta belki de “Türk” sözcüğüne hiç yer verilmeyeceğini mi göstermektedir; bu konulara girmeyeceğim.

Üzerinde durmak istediğim konu başka…

Türk” sözcüğünden-imgesinden kim/kimler rahatsız?

Hiç saklamaya gerek yok, en başta Avrupa Birliği var.

Benim “anlamadığım” işte bu!

Osmanlı’ya “Türk” diyen kimdi?

Müslüman ile Türk’ü eşanlamlı kullanan kimdi?

Oysa ne Osmanlı ne de Müslümanlar kendilerini “Türk” diye tanımladı.

Türk” diyen sadece Avrupalılar idi.

Peki “Türk” imgesi Avrupalılar için ne ifade ediyordu?

Türk korkunun adıydı.

Türk hayranlığın adıydı.

Türk bilinemezliğin, egzotikliğin, gizemin adıydı.

En çok merak edilen, en çok konuşulan en çok yazılıp çizilen, gizli bir kıskançlık duyulan popüler bir mitin adıydı; “Gran Turco”, Büyük Türk!

Ve kesinlikle yok edilmesi gereken düşmanın adıydı. Bu nedenle Luther’den Erasmus’a kadar birçok filozof Türk düşmanlığını, zalimlikle özdeşleştirip kökleştirdi.

Uzatmayayım, Avrupa kapılarına dayanan, mağrur, muhteşem ve muzaffer Türkleri hep yok olması gereken bir düşman olarak gördüler.

Önce direndiler. Püskürttüler. Sonra saldırdılar.

Ancak yok edemediler.

Şimdi…

İşte son yıllarda “Türk” sözcüğü günlük hayattan, yasalardan, sanattan çıkarılmak istendikçe kafam karışıyor!

Yoksa Avrupa’daki “Türk” saplantısı bitmedi mi?

Ve bir soru daha:

Türk” sözcüğünden rahatsız olanlar listesinde başka kimler var?

Bilinir ki, soru aslında yanıttır…

(Hürriyet)

24 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ