tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

ŞUBEMİZDEN SÖZDE AÇILIMA TEPKİ

tesakademi

  SESSİZ ÇIĞLIK 2

    Turan’ın bir ili var
     Ve yalnız bir dili var.
      Başka dil var diyenin,
      Başka bir emeli var.

     Türklüğün vicdânı bir,
      Dîni bir, vatanı bir;
      Fakat hepsi ayrılır
      Olmazsa lisânı bir.
                   Ziya Gökalp

       Bu günlerde morallerimiz çok bozuk. Bütün  millet olarak kafalarımız karışık. Birileri bir açılım attı ortaya ne idüğü belirsiz. Ağzı olan konuşuyor. Oktay Sinanoğlu hocanın “kontörlü düdük’’ diye tanımladığı Siyonist beslemesi bazı aydın ve yazarlar adeta bütün tv. kanallarını işgal etmiş zihinlerimize tecavüz ediliyor. Kaç gündür o kadar doluyum ki bir şeyler yazayım diyorum ama bir türlü yazamadım. Şimdi fırsat buldum yazıyorum. Ama konu o kadar derin ki nereden başlayacağımı da  bilemiyorum. Çünkü bu konunun her yönü ayrı bir makale konusu aslında… Bende üstat  Ziya Gökalp’in  iki dörtlüğü ile başlayayım dedim.

 

       Ziya Gökalp ve Hüseyin Nihal Atsız bu iki değerli fikir adamından,  daha önceki ‘’sessiz çığlık’’ başlıklı yazımızda da  alıntılar yapmıştık. Kısacası tarihimizin her safhasında bu gün kürt diye yapay olarak tanımlanan zaza ve kurmanclar milliyetperver ve vatanperverdir.  Berlin konferansından bu güne 150 yıldır uygulanan bütün ihanet projelerine rağmen hala bu bölgemizde vatanperver kurmanc ve zazalar direnmeye devam etmektedir. Şahsen ben ve ailemde bu vatanperver kurmanclardanız. Rışvan topluluğuna ait olarak, moleküllerimize kadar kendimizi Türk ve İslam biliriz. Bu son yapılanlar nasıl ki batıda yaşayan milletimizi yaralıyor ise bizi bin kat daha derinden yaralamaktadır. Çünkü 150 yıldır ermeni çetelerinin ve yerli işbirlikçilerin, günümüzde PKK nın bizler katliamına uğradık.( Van’da bu hükümetinde izin verdiği yine bir açılımla açılan AKDAMAR KİLİSESİNDE  bizim analarımıza, kızlarımıza tecavüz  edildi bunu hangi tarihçi görmezden gelebilir. ) Evet beyler, baskılara biz maruz kaldık. Sesimiz kısıldı. Görmezden gelindik. Hala bu zülüm ve işkence devam etmekte. Bu gün dahi bütün dünya ve hatta bu ülkede iktidar sahipleri bizi katleden PKK ve uzantısı DTP’ yi sanki bu bölgenin insanının yüzde yüz temsilcisiymiş gibi göstermeye çalışmaktadır. Böyle bir zülüm olamaz. Böyle bir ihanet kabul edilemez. Bu alçaklıktır, namussuzluktur. Bu adamlar ana karnındaki  çocuklarımıza dahi acımadan kurşun sıktılar. Bunların 150 yıldır ne yılan olduklarını biz biliyoruz. Bunların analarıyla bizim analarımızı bir tutmak masum bir düşünce olamaz diye düşünüyorum. Yılanda bir annedir ama yavrusunu zehirler. Bu unutulmamalıdır.

 

       150 yıldır dedim şaşırmayın çünkü bu konunun daha öncesi de var. Bu gün bölücü liboş ve işbirlikçi kişilerin bu ülkede bir geçmişi var. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Yani bu malum insanların ihanetçi olması aslında bir baba mesleği,  araştırılırsa ortada. Ben herkesin bildiği bu insanlardan bir kaçının geçmişini buraya dökerdim ama benim arkamda ABD desteği olmadığı için (Olamaz zaten, çünkü ben vatanını seven vatanperver bir kurmancım dedem işbirliği yapmamış ki ben yapayım ) ve ne acıdır ki devletim sahip çıkamadığı için bir çok şeyi yazmaya çekiniyorum. Bu hain ordusuyla bu güne kadar hangi tv kanalında Türk milliyetçisi bir kürt karşı karşıya getirilip tartıştırılmış? Tartışmayı gerçeklerin ortaya  çıkması için çok istedik ama bir Allahın kulu  tv sahibi bunu yapmaya cesaret dahi edemedi. Bunu çok önemsiyorum çünkü bizler bu hainlerin analarının hangi çadırda İngiliz ajanları ile ne yaptıklarını biliyoruz. Onlarda bundan korkuyor zaten.

Türk yurdu uykuda ey düşman sakın!
Uyuyan ülkeye yapılmaz akın.
Tan yeri ağardı, yiğitler kalkın.
Bakın yurd ne halde, vatan nerede?
Gideyim arayım: yatan nerede?

Herkesin gözünde vatan öz yurdu,
Çitlerin yağısı, derenin kurdu,
Yad iller, Turan’da hanlıklar kurdu,
Turan’dan yadları koğan nerede?
Gideyim arayım: ogan nerede?

       Bu gün ülkemdeki iktidar sahipleri çok büyük yanlışlar yapıyorlar. Kürtçe TV TRT6 diye kanal kurdular ne kadar masum söylemlerle başladılar bu işe ama tezgah büyük. Utanmadan kanal açıldı ülke bölündü mü? Diyen saflara sözüm şu ki ; Ben Adıyamanlı bir kurmanc olarak bu kanalda konuşulan dilin  yüzde yetmişini anlamıyorum. Bana resmen bir dil dayatılmakta hem de anlamadığım bir dil. Evet TRT şeş  kuruldu ülke hemen bölünmedi diyenlere Osmanlının 200 yıl süren  bölünme aşamalarını incelemelerini tavsiye ediyorum.  Resmi kanaldan benim için yeni oluşturulmuş, benim bildiğim kürtçe olmayan, Türkçe sözcüklerden arındırılmış, alfabesi oluşturulmuş, ne idüğü belirsiz bir  Kürtçe dayatılmaktadır. Bu bir zülüm ve işkence değil midir? Neden sesler ve çığlıklar böyle cılız çıkar?  50 yıl sonra bütün kurmanc ve zazaların bu dili benimsemeyeceklerine ve ayrışmayacaklarına hangi sivri zekalı garanti verebilir. 

       Dedem Türk ve İslam coğrafyasında bir olumsuzluk olduğunda “İngiliz parmağı var bu işte oğul” derdi. İngiliz’in son çocuğu ABD’nin yaptığı zulmü herkes görmedi. Biz gördük, yaşadık yazıyoruz, haykırıyoruz. Dilsiz şeytan olmadık.

       Evet son yaşananlar dedim konu dağılıyor, dağılmasın.  Çünkü konu çok büyük ve çok yara aldığımız bir konu, anlatılacak o kadar çok şey var ki ama biz açılıma bir bakalım.

       Hocaların çocukları striptizci oldu.  Şimdilerde Sam amcalarına  striptiz şov yapıyorlar. 

Evet açılım, adını da tam kuramadılar . Neymiş bu açılım bilmiyoruz ama buna destek olanların analarını babalarını çok iyi biliyoruz. Bir çoğunun ana baba ve sülalesinin ATATÜRK ile kavgalı olduğunu bilmeyen yoktur. Bir kısmının ailesi  ise Kurtuluş Savaşımızda karşı tarafa çalıştığı için  bizzat Ulu Önderimiz tarafından sürgün edilmiştir. Destekçilere bakarak bu açılımın ne olmadığını anlamak mümkündür. Açılımı hararetle savunan, ABD tarafından köntörleri doldurulmuş kontörlü düdükler ötmeye başladığında safların bir çoğu düdüklerin peşine takıldı gidiyor. Şimdi sormak lazım, bu proje kimin? Birileri ABD’nin değil bizim diyor. Tamam alın Projenizi… Hayrını görün ama, benim dedemden, ceddimden öğrendiğim bir şey var. İngiliz’den, ABD’den kim ne hayır görmüş. Bu iki müttefik dünyanın neresinde hangi problemi çözdüler ki bizim de problemlerimizi çözsünler. Bir kısım işbirlikçinin para problemini çözüyorlar onu biliyoruz. Ama bu iki müttefik dünyanın neresine girdiyse orada kaos ve kardeş kanı akmıştır, bunu bilmeyen yoktur. Vicdansızlık yapmayın, saf olmayın artık bunların işbirlikçilerini tanıyın diyorum. İsim vermiyorum.

       PKK ve DTP  bunlar hakkında çok konuşmak istemiyorum, fakat bunların işbirlikçi hain olmadığını bilmeyen var mı ? Birilerine hatırlatmak istiyorum . Bilmeyen varsa o da haindir demek yerinde olur. Şimdi biz güneydoğuda  yaşayan vatanperver Türk Milliyetçisi  kurmac ve zazalar olarak hep şuna dua ederdik; “Bu  PKK denen örgüt Marksist , Leninist  ve ateist bir örgüttür. Bölge dindar ve muhafazakar olduğundan bunlar halk arasında fazla taraftar bulamazlar” diyorduk. ABD, yanı başımızdaki  Irak’a girdiğinde bu tablo değişti. PKK ve DTP’nin haricinde bölücülük başka bir adla geldi ki bu çok daha büyük tahribat yapacağa benziyor. Bölücülük bu sefer tarikat ve cemaat kültürü ve din kisvesine bürünerek geldi bütün ülkeye bu çok tehlikeli bir süreç. Burada bizlere çok işler düşüyor. Bilmeyenlere anlatmak zorundayız. Yeni kurumsal yapılar kurarak bu milletin birlik beraberlik ve kardeşlik bağlarını kuvvetlendirecek  yapılar oluşturmalı diye düşünüyorum. En kısa sürede Van, Diyarbakır gibi bölgenin büyük kentlerinde vatanperver kurmanc ve zaza aydınlarının katılacağı kurultaylar, konferanslar ve bölge toplantıları yapılarak bu insanların yalnız olmadığı hissettirilmelidir. Bölgenin gerçek sözcülerinin katliamları yapanlar değil, katliamlara maruz kalan halkın ta kendisi olduğu açıklanmalı, halk bilinçlendirilerek boyunduruk altından kurtarılmalıdır. Ben güneydoğu halkının PKK, DTP, şeyh ve ağaların elinde hala birer tutsak olduğunu düşünüyorum. Sorun çözülecekse önce bu sorun çözülmeli. Yazıma başladığım gibi yine bir Ziya Gökalp Şiiri ile son vermek istiyorum .

Ey Türk, senin köyün hür bir yuvadır
Çiftlik değil, yoktur beyi ağası
Her köylünün var bir çifti tarlası,
Öz evinde o hem bey hem ağa’dır.

Hiç kimsenin yarıcısı rençberi
Olmaz, ancak olur vatan askeri.

Ümmi değil, muallimsiz kalsa da
İmamı yok, gene bilir dinini.
Dost ve düşman kimdir, bilir dünyada,
Doğru bulur… sevgisini kinini.

Ona cami, mektep, kitap yapınız.
Emin kalır hudutta her kapımız…

Lakin ey Türk, bu mesut köy bitiyor!
Mültezimin, faizcinin, tüccarın
Pençesinde diyor beni kurtarın;
Bu üç işi senden çabuk istiyor.

Kaldır a’şar usülünü aç banka
Yap her semtte bir ziraî sendika.

       Unutmayın ki bu bölgede çakal sesleri çok çıktığından, bu bölgede Bozkurtlar yok sanılmasın. Bu işi devlet bitirsin bizlere bırakılmasın. Devlet devletlik yapsın yeter. 

       NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !

                                                                                    Mehmet DİNÇ
                                                                   Türk Eğitim- Sen Gaziantep Şubesi
                                                                              Teşkilatlandırma Sekreteri

3 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ