tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERE TÜRK EĞİTİM SEN’İN HATIRLATMASIDIR

tesakademi

                                                                                                       2535_m_bSözleşmeli öğretmenlik yani 4/B öncesinde, kısmi zamanlı sözleşmeli öğreticilik, yani 4/C vardı. Yıl 2005’di. Türk Eğitim Sen 4/C uygulamasının başladığı yıl 2005 yılının Mayıs ayında tüm illerde SÖZLEŞMELİ KÖLELİĞE HAYIR adı altında kitlesel eylemler yapmıştı. 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli öğreticiliğe karşı 2005 yılında Türk Eğitim Sen dışında, hiçbir sendikanın tepkisi, karşı duruşu ve eylemi olmadığı gibi, 4/C’nin iptali için davayı açmayı düşünen ve açan tek sendika da Türk Eğitim Sen olmuştu. 4/C’li Kısmi Zamanlı Sözleşmeli Öğreticiliğin iptali ile ilgili tek bir adım, Türk Eğitim Sen dışında, hiçbir sendikaca atılmamıştır.
 

       Türk Eğitim Sen bu konuda tepki gösterip, konuyu yargıya taşımasaydı, şu anda 4/B kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan arkadaşlarımız, bugün, hala, yılda 10 ay, aylık 650-800 TL maaşla çalışıyor olacaktı. 4/C’nin iptalinin sağlanması 4/B’li, yani 12 ay çalışma hakkını getirmiş ve sözleşmeli öğretmenler muadili öğretmenler kadar maaş ve ek ders alma hakkını kazanmıştır.

 
       Bunlarla da yetinmeyen Türk Eğitim Sen, sözleşme metnindeki hukuksuz maddelere karşı da savaş açmış önce, sözleşme metnindeki “idareye gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi tek taraflı fesh yetkisi veren maddeyi iptal ettirmiştir. Bu maddenin varlığı devam etmiş olsa idi, şu anda görev yapan sözleşmeli öğretmenler keyfi idari baskı ve tehdit altında yaşamak zorunda kalacaklardı. Türk Eğitim Sen’in bu öngörüsü ve kazanımı sözleşmeli öğretmenlere bir çeşit İŞ GÜVENCESİ sağlamıştır. Türk Eğitim Sen bunları da yeterli görmemiş, onlarca dava açarak sözleşmelilere kadrolu emsallerinin haklarını alabilme mücadelesine devam etmiştir. Açtığı bu davalar ve yaptığı görüşmeler sonucu, eş özrü tayin hakkı, askerlik dönüşü göreve yeniden başlama vb. hakları da almıştır. Bir çok konuda çalışmalarımız devam etmektedir.
 

       Bugün 4/B’li sözleşmeli öğretmenlere kadro sözü hala konuşuluyorsa, bunda aslan payı yine Türk Eğitim Sen’e aittir. Hüseyin ÇELİK’in ağzından çıktıktan sonra bu sözü asla unutturmayan Türk Eğitim Sen, Nimet ÇUBUKÇU’dan da da kadro konusunda söz almış ve kamuoyu ile paylaşarak Sayın Çubukçu’nun sözünün herkes tarafından öğrenilmesini sağlamıştır. Sayın Çubukçu’nun sözü her platformda hatırlatılmış ve her kesimin bu konuda hassasiyeti geliştirilmiştir.
 

       Sayın Nimet ÇUBUKÇU’nun sözleşmeliye kadro sözünü aradan geçen onca zamanda tutmaması, Türk Eğitim Sen’in HAKLARIMIZ İÇİN BÜYÜK ANKARA YÜRÜYÜŞÜ VE MİTİNGİ’ni yapma kararı almasına sebep olmuştur. Bu mitingde elbette bütün eğitim çalışanlarının problemleri gündeme taşınacaktır. Ancak, ana konu, sözleşmelilik gibi, kuralsız ve güvencesiz çalıştırmadır. Güvencesiz ve kuralsız çalıştırmanın, bugün, bütün eğitim çalışanlarını ve çocuklarımızı tehdit ettiğini gören Türk Eğitim Sen, bu konuda yapılacak mücadelenin sendikacılığın ana omurgası ve varlık sebebi olduğuna inanmaktadır. Bu ana probleme tüm ülkenin dikatini çekmeye çalışan Türk Eğitim Sen, HAKLARIMIZ İÇİN BÜYÜK ANKARA YÜRÜYÜŞÜ VE MİTİNGİ’ni bir son değil başlangıç olarak görmekte ve sözleşmeli öğretmenlerle ilgili önemli bir dönemeç olduğuna inanmaktadır.
 

       Türk Eğitim Sen’in bu konudaki gayretleri, bazı sendikaları da kendine getirmiştir. Ancak, bütün sözleşmeli öğretmenler, 4/C kısmi zamanlı sözleşmeli öğreticilik ve akabinde 4/B sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının, Cumhuriyet tarihimiz boyunca sadece AKP tarafından icat edilip, uygulandığını unutmamalıdır. Hal böyle olunca, sözleşmeli öğretmenlerin haklarını almak konusunda hangi sendikalara destek verdiği de büyük öneme sahiptir. Bir yanda, sözleşmelilik uygulamasının başladığı 2005 yılından buyana mücadele eden, her çeşit faaliyeti yapan yürekli bir sendika, diğer yanda, sözleşmeliliği eğitim öğretim hayatımıza da sokan AKP İktidarının arka bahçesi olan bir sözde sarı sendika. Sizce, bu uygulamayı yapan siyasi iktidar, kendi yanlışlarını bile alkışlayan bu sarı yapının taleplerini dikkate alır mı veya bu sarı sendika, siz sözleşmeli öğretmenlerin hakları için kendi ağababaları ile kötü olmayı göze alır mı? Unutmayın bu sözde, sarı sendika mevcut iktidar gücü ve desteği olmasaydı, bugün üye sayısı 20-30 binlerde olan bir yapı olarak kalacaktı.

 
       Bugün, haklarını talep eden, kadro isteyen sözleşmeli öğretmenlerin bir çoğu sendika üyesi değildir, bazı bölgelerde ise bir kısmı, korkacak bir şey olmasa da, bu sarı sendikanın yöneticilerince korkutularak bu sarı sendikanın üyesi yapılmışlardır. Sözleşmelerinin fesh edilebileceği gibi, esasen mümkün olmayan sanal tehlikelerle korkutulan bir kısım sözleşmeli öğretmen bu sözde, sarı sendikanın her şeye rağmen üyesidir.

 
       Herhangi bir sendikaya üye olmayan binlerce sözleşmeli öğretmen ise, kendileri için bir mücadele vermesini istedikleri sendikalara hala üye değillerdir. Ataların söylediği gibi MARİFET İLTİFATA TABİDİR. Maalesef, toplumumuzda, birileri yapsın ben kazanayım, ben kendimi riske atmayayım, anlayışı ciddi bir problemdir ve haklarımızın önünde en büyük engeldir.
 

       Bu şartlara rağmen, Türk Eğitim Sen kuralsız ve güvencesiz çalıştırmaya karşı mücadele etmeye devam edecektir. Türkiye’nin sendikası parolası ile yola çıkan Türk Eğitim Sen HAKLARIMIZ İÇİN BÜYÜK ANKARA YÜRÜYÜŞÜ VE MİTİNGİ’ni de büyük bir katılım ve başarı ile yapacaktır. Türk Eğitim Sen’in başarısının, kendi başarınız ve kendi geleceğiniz olduğunu bilmeniz, DOSTUNUZU, DÜŞMANINIZI DAHA İYİ SEÇEBİLMENİZ dileğiyle.

 
       TÜRK EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİ

20 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ