tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

SENDİKAL İHANET

tesakademi

 

      Öğrenciyken öğretmenim anlatmıştı. “Balta girmemiş ormanlardan birine bir adam gelmiş. Onu gören ilk ağaç ağlamaya başlamış. Uzaktan bir başka ağaç: Neden ağlıyor sun?” diye sormuş.
       Ağlayan ağaç: “Artık sonumuz geldi. İnsan denen canlı ormanımızda hepimizi kesecek. Üstelik içimizden birinin ihanetine uğradık. Çünkü adamın elindeki baltanın sapı ne yazık ki ağaçtan.” demiş.
       Biz eğitim çalışanları kıssa da anlatıldığı gibi özlük haklarımızı elde etme noktasında ihanete uğradık.
       Nasıl mı?
       Adlarına sendika ve sendikacıyım diyen bölücü, yıkıcı ve menfaatperest gruplar son altı yıldır eğitim çalışanlarına tiyatro sergiliyorlar. Tiyatronun adı da “Eğitim çalışanını siyasi iktidara peşkeş çekme”. Öyle bir tiyatro ki her yıl oyun içinde oyun sergilemekle meşguller.

        

      Kamu çalışanının yanında yer alan, hakları için çalışmalar yapan Türk Kamu-Sen ve bağlı sendikalar tarafından hazırlanan her türlü çalışmaya biri dışarıdan “istemezük” diye bağırırken diğeri de  yanı başımızda fısıltı halinde isterim derken perdenin arkasına geçip “ size yandaş ve taraftar görünürsem bana hangi kadroları ve imkanları vereceksiniz” diye pazarlık yapmaktadır. Kendi üst düzey yönetici ve seçkin (!) tabakasına mevki, makam ve menfaat oluşturmaya uğraş vermektedir. Onun gözünde kendisine iyi niyetle üye olmuş üyelerinin ve diğer eğitim çalışanlarının elde edeceği hak ve kazanımlarının anlamı ve değeri yoktur.

       Her türlü zorluğa göğüs geren Türk Kamu-Sen ve bağlı sendikalar ise hizmetlisinden memuruna, öğretmeninden şube müdürüne kadar hak kazandırmanın hesabını yapıp çırpınmaktadır.

       Hak ve kazanım elde etme mücadelesinde işveren konumundaki hükümetle cebelleşirken yanı başında ve dışarı da duran sendikalarla da uğraşmaktadır.

       Türk Kamu-Sen’e bağlı yetkili sendikalar ve özelikle yetkili sendika Türk Eğitim-Sen 4688 sayılı yasa ile birlikte kamu sendikacılığında yeni bir sayfa açılmasından sonra iki ana hedefi gerçekleştirmek için çaba harcamıştır. Bunlardan biri sendikacılığın olmazsa olmazı Toplu Sözleşme ve Grev hakkı, diğeri de bütün dünya da olduğu gibi sendikalı ile sendikasız arasında bir maaş yada ücret  farkının oluşmasıdır.

       Kamu çalışanına ihanet içindeki sendikalar 2005 yılında toplu görüşme mutabakat metnine giren ve bizzat siyasi iktidarın kaptanı tarafından en kısa zamanda çıkarılacağına söz verilen Toplu Sözleşme ve Grev hakkını  sulandırıp anlamsız ve gereksiz gibi göstermeye çabalamışlardır. Buna rağmen sürekli direnen ve dik duran Türk Kamu-Sen’e bağlı yetkili sendikalar ve özelikle eğitim-öğretim alanında yetkili sendika Türk Eğitim-Sen  2008 toplu görüşme toplantılarının olmazsa olmazı haline getirdiği Toplu Sözleşme ve Grev hakkını  mutabakat metnine yerleştirdi. Bugünlerde çıkacak Anayasa paketinin en önemli maddesi haline getirdi.

       Üyemiz olan ve olmayan sendikalı ve sendikasız tüm kamu çalışanına “hayırlı olsun” temennisinde bulunuyoruz.

       Toplu görüşme masasında  en çok dile getirdiği ve çözüm bulmaya çalıştığı diğer bir konu da  sendikalı ile sendikasız kamu çalışanı arasında maaş farkının oluşmasıdır. Kamu çalışanına at gözüyle bakan, gücünü kamu çalışanından aldığını söyleyip onu masada ve dışarı da borsa kurarak pazarlayan zihniyetler gönüllü gönülsüz buna da karşı olmuşlardır.
  
       2005 yılında Sendikalılık Ödentisi olan sembolik rakam, 2008 toplu görüşmelerinde büyük çaba sarf edilerek  Toplu Görüşme Primine  çevrilip önü açık duruma getirilmiştir. Toplu Sözleşme ve Grev hakkının  verilmesinden önce maaş bordolarına  bu kalemin girmesi sağlanmıştır.

       2008 yılında sendikalı kamu çalışanına Toplu Görüşme Primi  olarak yıllık bazda 120 TL  ödeme yapılacaktır. İşçi  sendikalarında olduğu gibi vergi matrahından  düşülmesinden dolayı bu rakam en az 144 TL  olacaktır. İlk yıl için bu küçümsenmeyecek bir farktır. Bu rakamın ileriki yıllarda yıllık bazda 250 TL ile 450 TL olmasının önünü Türk Kamu-Sen’e bağlı yetkili sendikalar açmıştır.

       Bu kazanımın karşısında sendikalı memurdan üye olduğu sendikaya en düşük derecede yıllık bazda 75TL, en yüksek derecede ise 108TL 4688 sayılı yasa çerçevesinde brüt maaşının binde beşine tekabül etmesi sonucu aidat kesilecektir. Bu kesinti oranı hiçbir zaman  değişmeyecek ve artmayacaktır.

       Hal böyle iken adına sendika diyen bazı sosyal menfaat grupları,  Toplu Görüşme Primini  sanki sendikaların kendi almış oldukları aidatı artırıyormuş gibi gösterip kamu çalışanı adına kazanılan bu kazanımı gölgelemeye çalışıp aynı oranda kalmasına çaba harcamaktadırlar. Bu durum kamu çalışanına sendikal anlamda ihanet değil de  nedir?

       Ondan dolayıdır ki biz kamu çalışanları hangi unvanda olursak olalım bizim için çaba harcayan, sosyal hak ve kazanımlarımızı artırmaya çalışan, Türk Kamu-Sen’e bağlı yetkili sendikalara üye olup çevremizdeki dost, arkadaş ve yakınlarımızı da üye yaparak daha güçlü ve daha büyük bir aile olarak   Toplu Sözleşme ve Grev hakkını kazanıp Toplu Görüşme Priminin  daha yüksek miktarlara çıkmasına vesile olmalıyız.

       Unutmayalım ki !
       Yarın bizim için geç olabilir. Onun için elimizi  taşın altına koyup Türk Kamu-Sen’e bağlı yetkili sendikalar ve özelikle eğitim-öğretim alanında yetkili sendika olan Türk Eğitim-Sen’e  üye olmakla başlayalım.

       Saygılarımla…

                                                                          Mehmet KÖSE
                                                            Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi
                                                                Mevzuat Ve Hukuk Sekreteri

7 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ