tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

MALUM SEN’İN ÖNCÜ MEDENİYETİ YA DA MEDENİYETLER ÇATIŞMASI

MALUM SEN’İN ÖNCÜ MEDENİYETİ YA DA MEDENİYETLER ÇATIŞMASI
tesakademi

       memur_sen_huntington-hastasi

       Geçtiğimiz günlerde çok muhterem devlet büyüklerimizin de katıldığı Malum Sen’in Öncü Medeniyet Büyük Türkiye hedef 1 Milyon üye temalı toplantılarından birini daha ibretle izledik. Evet gördük ve öğrendik ki medeniyetimizin ilerlemesi malum senin 1 milyon üyeye ulaşmasına bağlıymış.

            Bu temayı kullanırken acaba nerden esinlenmiş olabilirler diye düşünürken Samuel Huntington’un Medeniyetler çatışması tezi geldi aklıma . Ortalama kapasiteyi düşününce bunu düşünmelerinin zor olduğunu anlamam uzun sürmedi. Ancak Huntington’un tezinin ayrıntılarını düşününce aslında birbiriyle çok ilintili olduğunu hayretle fark ettim.

            Huntington tezinde kısaca batı dışındaki uygarlıkları farklı ilan ederek ne kadar modernleşirlerse modernleşsinler asla batı ile aynı olamazlar düşüncesini savunmuştur. Huntington ayrıca batı uygarlığının değerlerinin yalnızca batıya özgün olduğunu savunarak dünyanın geri kalan kısmını farklı ilan etmektedir. Huntington eleştirilerini yapan bilim adamları şu tespitlerde bulunmuşlardır. Huntington’un tezine göre “Batı kendi kendine yeter. Sizin düşmanlığınız sayesinde kendi kendini de yenileyecektir. Dünyanın sınırlı olanaklarının kullanılmasında ise, sizler ancak bizim uygun göreceğimiz ölçüde paylaşım sürecine katılabilirsiniz. Modernleşme ve benzeri süreçlerle, bize benzediğinizi ve sofraya eşit koşullarla oturacağınızı sanıyorsanız aldanıyorsunuz”.

            Tanıdık geldi değil mi? Son toplu sözleşme rezaletinde Malum Sen’in malum başkanının yaptığı açıklamalar geldi aklıma. Diğer konfederasyonların masaya oturmamaları gerektiğini savunan malum başkan en az Huntington kadar insafsız. Ayrıca bu tez yıllardır bürokraside kendilerinin farklı olduğunu iddaa eden ve ben yaptım oldu yaklaşımıyla özellikle eğitimimizi şuan içinde bulunduğu kaos ortamına getiren zihniyetle birebir örtüşmüyor mu sizce de?

            Devam edelim. Huntington’un tezi yıllarca batılıların çıkarmış olduğu savaşlara dayanak olarak gösterildi. Bu çıkarım Özellikle Sovyetler Birliğinin dağılması sonrasında yeni düşman arayan batıya büyük kolaylıktı. Çünkü bu teze göre batılılaşmaya çalışan, bu yolda ilerleyen ülkeler çatışmaya yol açmaktaydı. Hazret en ilgi çekici tesbiti bu durumun örneklendirilmesinde yapmıştı. Bu akımlara en belirgin örnek Kemalizm’dir. Yani Huntington’a göre, Kemalizm çatışmaya yol açacak akımlardan biridir ve engellenmelidir. Evet bu noktada Malum Sen’in Kemalizm’e bakışından söz etmeye gerek yoktur herhalde.

            Sosyal psikolojinin en basit kuralına göre farklılık duygusu biz duygusunun zorunlu besleyicisidir. Malum sen yıllardır bizden olmayana yaşam hakkı yok zihniyetiyle bürokrasimizi teslim almaya çalışmıştır. Hukuku hiçe sayan, despotik bir yönetim anlayışının hakim kılınması için uğraşmıştır. Özellikle Milli Eğitimimizdeki millilik dışlanmış, yönetici atama, adaylık süreci, hatta öğretmenlere verilen nöbet uygulamaları bile sendikal pazarlıklara konu edecek kadar alçalınmıştır. Memur dışlanmış, onuru zedelenmiş ötekileştirilmiştir.

Sonuç olarak, Huntington eleştirilerinin odak noktası ile bitirmekte fayda var. Medeniyet sürekli gelişmekte ve değişmektedir. İnsanlar ve toplumlar sürekli etkileşim halindedir. Bilgiye ulaşma ve kullanma hızı her geçen gün artmaktadır. İnsan odaklı düşünmeyen bütün projeler kaybetmeye mahkumdur. Gerçekleri daha fazla gizleyemezsiniz .Mesele 1 milyon 10 milyon meselesi değildir. Mesele en şerefli varlığa hizmet etmektir. Keşke Huntington hayatta olsaydı da tezinin bürokratik anlamdaki tezahürü Malum Sen’i görseydi . Ne dersiniz sizce de gurur duymaz mıydı…

19 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ