tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

Hamas’a ve PKK’ya şefkat, cenazede feryat eden şehit babasına 12 ay hapis!

tesakademi

2400 Not:  Bu yazıdaki Ahmet Kömür, Türk Sağlık -Sen Gaziantep Eski Şube Başkanımızdır .

Aktaracaklarım Kurtlar Vadisinin senaryosu ya da roman öyküsü değil, AKP’nin yönettiği Türkiye’de çok kısa bir süre önce yaşananlardır.
Adı:Halil Kömür.
20 yaşındaydı ve vatani görevini yapıyordu.
Hakkari-Çukurca’da PKK eşkıyasının çapraz ateşinde şehit oldu.
Cenazesi Gaziantep Ulu Camii’nden kalktı.
Tek oğlunu yitiren baba Ahmet Kömürcü, cenaze namazının kıldırılma sürecinde mikrofonlarını uzatan medyaya şunları söyledi:
– “Bize bir şey olmaz. Türküm
diyemeyen Başbakan utansın”
Vay sen misin bu sözü eden!
Polis şehit babasını anında derdest ederek karakola götürdü.
Hakaret, baskı derken fezleke ve doğru savcıya havale!
Savcı’dan anında dava!
Şehid babası Ahmet Kömür’nun avukatı Mehmet Özdemir duruşmada, “acı ile, feveran halinde söylenmiş bir söz” dedi ama nafile!
İlgili mahkeme hükmünü açıkladı.
-Ahmet Kömür’nün hakaretten 11 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına!
Yoruma geçmeden önce sizi biraz geriye, Kürt açılımı bağlamında Habur’a gelen PKK eşkıyalarının sorgulandığı seyyar mahkeme salonuna götürmek istiyoruz.
Yargıç: Hoş geldiniz .
PKK’lı eşkıya: Hoş bulduk. Önderimiz sayın Öcalan’dan mesaj getirdik!
Yargıç: Ayakta kalmayın oturun lütfen. Sizi pişmanlık yasasına sokacağız.
PKK ’lı eşkıya: Ne pişmanlık yasası yahu. Biz buraya önderliğimizin
mesajını getirmeye geldik.
Yargıç: Sizi pişmanlık yasasından yararlandıracağız, salıvereceğiz
anlamadınz mı?
PKK’lı eşkıya: Ben pişman falan değilim. Mesaj getirdim diyorum.
Yargıç. Yok yok sen pişmansın da farkında değilsin.
PKK’lı eşkıya: Değilim dedik ya!
Yargıç: Öylesin öyle… Yaz kızım, şüphelinin pişman olduğunu ve yasadan yararlanmak istediğini
defaatle söylediğine ve yasadan yararlandırılmasına karar verilmesine…….
Sunduğum diyalog belki aynen böyle değil ama Habur’da PKK’lılar için
kurulan seyyar mahkemedeki yargılamanın bu minvalde yapıldığı ve teröristlerin pişman değiliz, mesaj getirdik
demelerine karşın görevli yargıcın pişmanlık uygulamasını yaptığı medyada günlerce yazılıp çizilmişti.

 

 

Şimdi yazımın girişindeki olay ve şehit babası Ahmet Kömürcü ile Habur’da yargılanan PKK eşkıyasını yan yana getirip hüküm verin lütfen!
Devletin pardon AKP’li hükümetin takındığı tutum bağlamında insanın PKK’lı olası geliyor değil mi?
Onbinlerce insanımızı katleden terör örgütünün caniliklerini pas geçen ve onlara merhamet dağıtan devletimiz pardon AKP hükümeti, iş şehit yakınının üzüntü ile söylediği bir lafa geldi mi
zindanların kapılarını aralatıyor!
Evet AKP, PKK ve Hamas’a şefkat dağıtıyor ama şehidimizin babasına
gazap kusuyor!
Yok yok böyle bir Türkiye’de artık
yaşayamayız.
Ya bu ülkeden gideceğiz ( ki bizim gidecek başka hiçbir yerimiz yok) ya da bunları göndereceğiz

 CEVABINI ALDI
Hamas bile Erdoğan’ı hafif buldu!
Hatırlayın birkaç gün önce Beşar Esad’la basın toplantısı yapan Başbakan Erdoğan, FKÖ ile Hamas’ın barıştırılması için Türkiye’nin her türlü fedakarlığı yapacağını söylemişti. Cevap Hamas’dan geldi.. Hamas liderlerinden Ayman Taha, FKÖ ile yapılan uzlaşma görüşmelerine Türkiye’nin hiçbir şekilde müdahil olmamasını isteyerek “Biz bu işi Mısır’la götürmek istiyoruz” dedi… Görüyorsunuz AKP liderliği kendi kendine yırtınıyor ama Hamas bile Tayyip Erdoğan ve hükümetini takmıyor ve hafif bularak, kendilerine İsrail benzeri abluka uygulayan Mısır’ı işaret ediyor. Söyler misiniz bunun adı kraldan çok kralcılık değil de nedir?… Efendim hadisenin özü şudur: Hamas da biliyor ki Erdoğan’ın derdi aslında Filistin’den ziyade iç kamuoyunda yani Türkiye’de bu konuyu istismar edip seçmen tabanını diri tutmaktır. Erdoğan’ın şimdilerde içerde istismar edebileceği konu kalmadı. AB, türban, demokrasi, asker, darbe ve Ergenekon konuları tüketildi. Şimdi güya bölgesel liderlik rolünü oynayıp güdümündeki medya ile karizma tescili yaptırmaya ve durumunu muhafaza etmeye uğraşıyor.
SUÇA ORTAK OLMAYIN
İbrahim Şahin de Zahit gibi sayın Arınç!
Basına yansıdı, kumarın dünya başkenti Las Vegas’a iş uydurup giden RTÜK üyesi Zahit Akman’a Bülent Arınç “Ne işin var orada” diye güya fırça atmış! Arınç, sitem edeceğine gereğini yapsana diyenlere, benim öyle bir yetkim yok, olsa hemen yapardım karşılığını verdi… Peki Bülent Bey gerçekten böyle bir yetkisi olsa yapar mıydı? Hayır asla yapmazdı. Tamam Bülent Arınç’ın kişisel dürüstlüğüne itirazım yok lakin o da Ecevit gibi kendi temiz ama etrafındaki aykırı tipleri umursamıyor ve onlarla beraber yaşayabiliyor. Bakın size bir örnek. TRT Bülent Arınç’a bağlı, üstelik RTÜK gibi Arınç’ın bakanlığı ile ilgili değil, direkt olarak bağlı. Ayrıca TRT Müdürü RTÜK üyeleri gibi TBMM tarafından seçilmiyor yani Bakan istedi mi İbrahim Şahin anında kapıya konabilir.. Hal bu ise soruyorum: Dürüst Bülent Arınç, Tayfun Talipoğlu’na her ay ödenen 100 milyara neden ses çıkarmıyor? Suskun kalması ve o sözleşmeyi sürdürmesi Arınç’ı da suça ortak ediyor, haberi olsun. Evet, Arınç eğer gerçekten dürüst ise Tayfun’a peşkeş çekilen 100 milyarlık ödemeyi durdurmalıdır.. Daha önce de yazdım, TRT’de Talipoğlu’nun yaptığı türden Nuray Yılmaz’ın Gezelim-Görelim Programı var ve Tayfun’un Programından çok daha fazla seyrediliyor, NurayYılmaz’a ödenen para ayda sadece üç buçuk milyar.. Hal bu iken Tayfun’a 100 milyar peşkeş değil de nedir? İmtihandasınız Sayın Arınç!

 

Sebahattin Önkibar    sonkibar@gmail.com

11 Haziran 2010

 

 Kaynak:Yeniçağ Gazetesi

 

13 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ