tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

GÜN, SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİĞE KARŞI MÜCADELE GÜNÜDÜR..

tesakademi

sozlesmeli_kolelikSözleşmeli Öğretmenlere Söylenen Yalanların Tarihçesi

Sözleşmeli Öğretmenlerimiz

MEB tarafından ilk defa 2005 yılında 657/ 4-C ‘ li Kısmi zamanlı Geçici Öğretici adı ile göreve başlayıp daha sonra Türk Eğitim-Sen’in açmış olduğu dava sonucu 657/ 4-B ‘li olan Türkiye’nin dört bir  köşesinde öğretmenlik görevi yapan statüsü memur ya da işçi sayılmayan, Danıştay’ın iptal edip Anayasa Mahkemesine göndermesine rağmen sözleşmeli olarak çalışan öğretmenleriz.

Sözleşmeli Öğretmenler ile Kadrolu Öğretmenler Arasında Fark Yokmuş muş

Personel Genel Müdürlüğü’nün 01/10/2007 tarih ve B.O8.0.PGM.O.23.01.O1.4- 2339 / 63440 sayılı ve şu yazısı na bakarmısınız lütfen
“Bundan böyle sözleşmeli öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğinin gereği olan bütün görev, yetki, sorumlulukları ile Ödev ve hakları açısından kadrolu öğretmenlerden herhangi bir farkları bulunmadığının her kademedeki eğitim yöneticilerince bilinmesi gerekmekte olup, istihdam şeklinden kaynaklanan bazı farklar nedeniyle sözleşmeli Öğretmenleri geçici personel olarak değerlendiren, tutum ve davranışlar ile ayrım yaptığı tespit edilen il, ilçe millî eğitim müdürleri ile eğitim kurumu yöneticileri ve diğer personel hakkında yasal işlem yapılacaktır.”

 

 İşte MEB cevabı
-‘Sözleşmeli öğretmenlerin idareci olmasına dair mevzuat değişikliği bulunmamaktadır…’

Sözleşmeli öğretmen aylıkla ödül alabilir mi?

 

* İşte MEB cevabı
– ‘Sözleşmeli öğretmenlerin Aylıkla Ödüllendirme almasına dair mevzuat değişikliği bulunmamaktadır…’

Yine yukarıda belirttiğimiz hususlar dışında sözleşmeli öğretmenlerin özlük haklarından yararlanamadıkları birkaç maddeyi daha sıralayalım.

 

Sözleşmeli öğretmenin aile yardımı almasına , sicil notu almasına , görevde yükselme yapmasına , normal yolla il içi ve il dışı tayin istemesine , eş durumundan kadrolu öğretmen gibi yaralanmasına dair de bir mevzuat düzenlemesi bulunmamaktadır …
*Neden bulunmamaktadır? Sorusuna, ise cevap hiçbir zaman verilememiştir.
Fark yok diyen de MEB , Bu farkı yaptığı uygulamalar ile gözler önüne seren de MEB.

Kamudanhaber sitesi olarak öyle çarpıcı bir örnek verelim ki, sözleşmeli öğretmenlerin öğretmen olarak bile tanımlanmadığını gözler önüne serelim.

 

Son çıkan Eğitim Kurumları Yönetici Atama Yönetmeliğinin Genel Açıklamalar bölümünün 3. Maddesine bir göz atalım isterseniz.
Madde 3- İlgi Yönetmeliğin 7 nci maddesinde yönetici olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında Bakanlık kadrolarında en az üç yıl öğretmen olarak görev yapmış olma şartı öngörülmüştür. Bu sürenin hesaplanmasında özel öğretim okul ve kurumlarında öğretmen olarak, sözleşmeli öğretmenlikte, askerlikte ve asker öğretmenlikte geçen süreler dikkate alınmayacaktır….denmektedir.

 

Peki bu kişiler öğretmen değilse ne!
Yine eski Personel Genel Müdürü Sayın Remzi Kaya bir tv kanalında (ntv) sözleşmeli öğretmenlerin 2 yılını doldurduktan sonra il içi tayin isteyebileceğini söylemesine ve süresini doldurdukları takdir de isteğe bağlı il dışı tayin isteyebilecekler demesine rağmen aradan yıllar geçti yine ses seda yok…
7 Mayıs 2008’ de Danıştay bu Çalışma prensiplerini görerek sözleşmeli öğretmenliği İptal edip Anayasa Mahkemesine gönderse de bu karar bir türlü uygulanmadı ve yine ses seda yok..

27 Aralık 2008 tarihinde, eski Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik; 3. hizmet bölgesinde 3 yıl, 2.hizmet bölgesinde 4 yıl, 1 hizmet bölgesinde 5 yıl çalışanların aynı gün kadroya geçirileceğine söz verdi.
Ancak 3. hizmet bölgesinde çalışan öğretmenlerimiz  3. yılı Temmuz 2009 ‘da dolmasına yani kadroyu hak etmelerine rağmen uygulamaya geçilmemiş ve hükümetin, devlet adına verdiği ilk kadro sözü de tutulmamıştır.
Verilen sözün tutulmadığını fark ederek şu anki Milli Eğitim Bakanımız Sayın Nimet Çubukçu 2 Temmuz 2009 tarihinde sendikalar ve tüm eğitim camiası huzurunda Sözleşmeli Öğretmenlerin kadroya geçişini sağlayacak tasarının Kasım ayına yetiştirileceğine söz vermiştir.

 

 Ancak  24 Kasım 2009 tarihinde TBMM’ de yaptığı konuşmada böyle bir tarih vermediğini belirterek sözleşmeli öğretmenleri büyük bir üzüntüye sokmuş ve Öğretmenler Gününü , Sözleşmeli Öğretmenlerin Yas Gününe çevirmiştir. Ve bakanlığın, hükümetin, devletin sözleşmeli öğretmenlere verdiği ikinci kadro sözü de tutulmamıştır.
27 Aralık 2009’da ilk kez kadro sözü verildiğinin 1 yılı dolmuş olmasına rağmen hiçbir açıklama yapılmaması üzerine bu 1 yıl boyunca ’’ Kadro ne zaman ?’ sorularımıza MEB ve Ak Parti İletişim Merkezi (AKİM)’in cevapları:
Sözleşmeli öğretmenlerin kademeli olarak ve her yıl belli sayıda kadroya alınması için yönetmelik taslağı üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. 2009 yılı içinde uygulamanın başlatılması beklenmektedir ‘’olmuştur.
Ve yıl 2010 MEB ve AKİM verdiği resmi yanıtlarla öğretmenlerimizi kandırmıştır.
Tarih 4 Şubat 2010 Genç Bakış Programına konuk olan MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik ‘’ Ağustos ‘ta zorunlu hizmeti doldurmuş 6785 sözleşmeli öğretmen kadro’ya geçirileceğini ifade etmiştir.’’

Tarih 24 Şubat 2010 Personel Genel Müdür Yardımcısı Hikmet ORMAN’ın bir sendika başkanına yaptığı açıklamada ‘’ İlk defa sizinle paylaşıyorum; 2010 Yazında üç yılını dolduran 17.000 sözleşmeliyi kadroya geçirecek’’ demiştir.

Ancak bu çelişkili ve birbirini yalanlayan beyanların sahiplerinin aynı Bakanlığın personeli olması , birbirlerinden habersiz olmaları ve bu konuda Sayın Milli Eğitim Bakanımızın sessiz kalması tuhaf değil midir ?
Özet olarak MEB’in Sözleşmeli Öğretmenler adına 2005 ‘te başlayan Yalan Rüzgarı 2010 ‘da da bütün şiddetiyle esmeye devam etmekte ve hiç kimsenin sesi soluğu çıkmamaktadır.
Koskoca Milli Eğitim Bakanlığı 72 milyon vatandaşın önünde 70 bin sözleşmeli öğretmenimizi 5 yıldır yalanlarla oyalamaktadır.

 

Bu yalanların hesabını soracak kimse yok mu ?

 

13 Mart 2010 tarihi sözleşmeli öğretmenlerimiz adına dönüm noktası olabilir.Kamudanhaber sitesi olarak sözleşmeli öğretmenlerimize birkaç tavsiye de bulunacağız. Lütfen haber sitelerine ve yetkili kişilere hergün binlerce mail atarak zaman harcamayın. İmza kampanyası adı altında düzenlenen eylemlere alet olmayın.Bütün bu eylemler bir oyalamaca ve refleks kırma hareketidir. Bu ülkede hakkınızı iki şekilde alırsınız ya dava açacaksınız yada eylem yapacaksınız. Eylem dedik mi de, birileri hemen militarist olarak damga vurabilir. Ama Ankara’da iki ayı aşkın zamandır direnen Tekel işçilerini her gün tv ler de izlemektesiniz. Tekel işçilerinin eylemi ile birlikte çalışma süreleri 1 ay artırılmadı mı ? Maaşlarına yeni bir düzenleme getirilmedi mi ? Bunlar sadece bir örnektir.

 

13 Mart Sınav Gününüz

 

Türkeğitimsen tarafından 70 bin sözleşmeli öğretmen ve eğitim camiası adına 13 Mart 2010 tarihinde düzenlenen miting sizler için bir sınavdır. Bu mitinge siyasi görüşü ve sendikası ne olursa olsun bütün sözleşmeli öğretmenlerimizin katılması gerekmektedir. Kamudanhaber sitesi olarak bu mitingi eğitim camiası adına sonuna kadar destekliyoruz. Bu haber ve desteğimiz için bizleri taraf olmakla suçlayacak kişilere tek cevabımız var.

Kamudanhaber sitesi olarak bütün sözleşmeli öğretmenlerimiz adına 13 Mart 2010 tarihli miting için tarafız.

Kamudanhaber.com / Özel

 KAYNAK:Kamudanhaber.com

http://www.kamudanhaber.com/haber-Sozlesmeli-Ogretmenlere-Soylenen-Yalanlarin-Tarihcesi-12517/

 

32 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ