tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

Gaziantep MEM Karnesi

tesakademi

Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğüne her sene artık gelenekselleşen karnesi verildi. Ve sendikamızda basın açıklaması yapıldı. Umuyoruz bu karneden yapılanlar ve yaşananlar ile ilgili bir kaç cümlede olsa düşündüren sonuçlar ortaya çıkartılır. İlgili basın açıklamamız…

EĞİTİMCİYE ZULÜM VE ÇİLE YILININ SONUNA GELİNDİ

Yarın Ülke genelinde çocuklarımız karnelerini alacaklar. Yıl boyunca öğrencilerle yapılan eğitim-öğretim faaliyetlerinin sonucu değerlendirilip karne olarak öğrencilere sunulacak. Sevinen öğrencilerimiz olduğu gibi üzülen öğrencilerimiz de olacak elbette. Anne ve babalar, öğrencilerimizin her iki durumunu birlikte paylaşarak, hayata hazırlanmada çocuklarımıza yardımcı olmalıdırlar. Velilerimiz, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın her halini anlayışla karşılayarak, olumlu yönde gelişmelerin devamı için gerekli planlamaları yapmalıdırlar.

       Ülke genelinde eğitim-öğretim açısından çelişkilerle dolu bir yılı geride bırakıyoruz. 2011-2012 eğitim-öğretim yılında, öğretmenlerin görevlerini sağlıklı yapamaması için adeta her şey yapıldı. Türk Milli Eğitiminin teşkilat yapısıyla oynandı. Bakanlık merkez teşkilatındaki bürokratlar kızağa alınarak, bazıları çalışamaz hale getirilerek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın tecrübe birikimi ortadan kaldırılıp eğitimde kaos ortamı hazırlandı. Müfettişler bir gecede bir çok hakkı ellerinden alınarak il denetmeni yapıldı. Milli Eğitimi, milli olmaktan çıkarmak için her çalışma yapıldı. 3797 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun’daki Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevlerindeki milli hedefler ortadan kaldırıldı. Atatürk, Türk kültürü ve milli kültür değerlerine göre vatandaş yetiştirme hedefinden vazgeçildi. Bu dönemde milli değerlere savaş açılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığının milliliği kaldırılarak, gaflet ve delalet yolculuğuna çıkıldığı açıkça görülmektedir.

       Bütün Türkiye’de müdür baş yardımcıları ve müdür yardımcıları rotasyona tabii tutuldu. Okullara neredeyse hiç kaynak ayırmayan Milli Eğitim Bakanlığı,  yetkisi olduğu halde okullara kaynak sağlayan okul müdürlerine hukuk dışı cezalar yağdırdı. Bu cezaların verilmesinde Gaziantep Milli Eğitim Müdür Vekili Ekrem Serin de kraldan fazla kralcı kesilerek, zorbalık yarışında yerini aldı. Okul yönetici ve öğretmenlerinden okulları ayakta tutmak için kaynak bulanlara da ceza verdiler, bulmayanlara da ceza verdiler. Halen bu cezalarla ilgili süreç devam etmektedir.

       Eğitim çalışanlarına ek ödeme vermeyerek yok saydılar. Bu öyle yok sayıştı ki, öğretmenler, öğretmenlik yaptığı için cezalandırıldı. Ülkemizin bütün kaynaklarını kendilerine, bir avuç mutlu ekonomik azınlığa aktaran zihniyet, öğretmenleri, kamu çalışanlarını cezalandırarak sosyal bünyede derin bir yara açtı. Açılan bu yara eğitim çalışanlarına neden eğitim çalışanı olunduğunun adeta hesabını sormaktı.

       Okullar eğitim-öğretim ortamı olmaktan çıkarılarak eğitimin yapılmadığı, eğitim dışında her şeyin yapıldığı yerler haline getirilme çalışmasına hız verildi. İddialı laflar edildi. Okullar 24 saat halkın hizmetine sunuldu, belediyeler okullardan her zaman ve şekilde yaralanacak denilerek okullara ültimatomlar yağdırıldı. Düşünülen eğitim değildi tabii ki tribünlere mesaj vermekti. Bunu yapan Milli Eğitim Bakanımız ve diğer bakanlardı. Bol lakırdı vardı, fakat söylenen sözlerin içi boştu.

       4+4+4 eğitim sistemi diye, el kaldırıp el indirerek eğitimi bitirmek için TBMM çatısı altında günlerce horoz döğüşü yapıldı. Eğitim sistemi değiştirilirken öğretmenlere ve akademisyenlere sorulup, daha doğru bir sistem arayışına gidilmedi. Eğitim sistemine son darbeyi de vurarak sistem felç edilmeye çalışıldı. Sistemdeki eğitim çalışanlarının huzursuz olması yetmemişti. Milletin de huzursuz olması gerekiyordu. 28 Şubatçılar mı daha iyi dayatmacı, biz mi daha iyi dayatmacıyız yarışı yapıldı. Dayatılan her ikisinde de eğitim çalışanları ve milletti. Fakat kim ne zaman dayatma yaparsa yapsın mutlaka bir şak şakçı bulunuyordu. Bu defa Eğitim Bir-Sen ve Memur-Sen, şak şakçılıkla yetinmemiş, cadde boyu afişlerle teşekkür ilanları da veriyordu. Eğitim sistemimizle oynanmasıyla birlikte öğrenciler ve eğitim çalışanları da zorunlu olarak kobay haline getirildi.

        2011-2012 eğitim öğretim yılında eğitim ortamı kuşatma altına alınarak eğitim çalışanları itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Ek ödeme yapılmaması gibi mali konularda mağdur edilen eğitim çalışanları her hak aradığında tehdit edildi. Milli Eğitim Bakanımız Ömer Dinçer, öğretmenleri incitecek sözler söyledi. Söylemekle yetinmedi. Her defasında öğretmenleri tehdit ederek üzdü. Başbakan yardımcımız Bülent Arınç, öğretmenlere dolaylı olarak şahsiyetsiz dedi. Bu yarışta Sayın Başbakanımız da geri kalmayarak, bizleri az çalışıyor gösterip, öğretmenleri ve çalışmalarını değersizleştirerek son darbeyi vurdu. Öğretmenlerin özlük sosyal ve mali hakları tırpanlandı. Okul yöneticileri telekonferans yöntemiyle tehdit edilerek hizaya getirilmeye çalışıldı. Bunlar yetmiyormuş gibi öğretmenler bulundukları her ortamda huzursuz hale getirilmeye çalışıldı.

        Öğretmenlerin kendi bakanımız tarafından itibarsızlaştırılmasıyla birlikte öğretmenler yalnızlaştırılarak açık hedef haline getirildi. Bu süreçte öğretmenlere yönelik saldırılar da arttı. Öğretmenlere yaptığı kutsal öğretmenlik görevi karşısında teşekkür edilmesi gerekir. Fakat öğretmenler, her türlü, tehditle karşı karşıyadır. Artık Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eziyet Bakanlığı’na dönüşmüş durumdadır. Öğretmenlerin itibarsızlaştırılması sürecinin sorumluları bunun hesabını mutlaka vereceklerdir. Bu anlamda 23 Mayıs 2012 tarihinde başlayan eylemlere yenileri eklenerek öğretmenlerle birlikte haklı mücadelemize mutlak devam edeceğiz. Hiç kimsenin bundan kuşkusu olmasın.

        2011-2012 eğitim-öğretim yılı bütün bu olumsuzluklarla devam etti. Öncelikle öğrencilerimize yeni eğitim-öğretim yılına hazırlık için tatilde bol dinlenmelerini tavsiye ediyor iyi tatiller diliyoruz. Eğitim çalışanı arkadaşlarıma ise zulmedilen bir dönemden geçilmektedir. Öğretmen karanlıkları aydınlatır. Bizlere reva görülenleri asla unutmayacağız, günü geldiğinde bu günden başlamak üzere hesabını da soracağız elbette. Bütün eğitim çalışanlarına şimdiden iyi tatiller diliyoruz. Bu anlamda eğitim çalışanlarının haklarına sahip çıkamayan Milli Eğitim Bakanımızı  derhal istifaya, Sayın başbakanımızı da öğretmenlerden özür dilemeye davet ediyoruz.

        Kamuoyuna saygılarımızla…                       

                                                                                                                         Bekir AVAN

                                                                                                                         Şube Başkanı

353 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ