tesgaziantep logo
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi Resmi Sitesi

2009-2010 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KAOSLA BAŞLADI

tesakademi

bekir       Ülkemizin geleceğinin şekilleneceği, yarınlarımız olan çocuklarımızın bilgiyle donanacağı bir eğitim öğretim yılı daha başlamış bulunmaktadır. Okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim olmak üzere yaklaşık 15 milyon öğrenci okulla buluşmaktadır. Buna karşılık okula gidemeyen ve okuldan ayrılmak zorunda kalan da milyonlarca öğrenci bulunmaktadır.

       İnsanlık ailesi içerisinde devletlerin ve milletlerin birbirleriyle olan çağdaşlık ve medeniyet yarışında belirleyici olan eğitimdir. Geçmişte ve içinde yaşadığı dönemdeki problemleri bir daha yaşamamak için geleceğin teminatı olan çocuklarımızın eğitilmesi şarttır. Bu da sözle değil gerçek anlamda eğitime önem vermeyle olur. Dünya bunun örnekleriyle doludur. Çocuklarını, gençlerini iyi eğiten ve yetiştiren devlet-milletler her alanda gelişmelerini tamamlamış ve rakiplerine fark atarak medeniyet yarışını devam ettirmektedirler.

       2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ülkemizde ve Gaziantep’te neredeyse  Cumhuriyet tarihinin en büyük okul ve derslik açığıyla eğitime başlanmaktadır. Ülke genelinde yaklaşık olarak 150 bin derslik ve onbinlerce okul açığı bulunmaktadır. İlimizde ise normal şartlarda bir eğitim için en az 4000 dersliğe ve 200-300 okula ihtiyaç vardır. Normal, ikili olmayan bir eğitimde, OECD ülkelerinin şartları baz alınacak olursa, okullaşmada çok gerilerde olduğumuz apaçık ortadadır. Bu gün Gaziantep ilimizde eğitim %85 ikili yani anormal şartlarda yapılmaktadır. İlimizde sadece %15 oranında normal eğitim yapılmaktadır.

       Okul açığına bağlı olarak Ülkemizde yaklaşık olarak 200 bin, ilimizde ise en az 8000 öğretmene ihtiyaç vardır. Gerçeklerin çarpıtıldığı ve halkın doğru bilgi almasının engellendiği bir Ülkede yaşamaktayız. Bu gün ülkemizde atama bekleyen yaklaşık 240 bin öğretmen bulunmaktadır. Bu ülkemizi yönetenlerin bir ayıbıdır. Ülkemizin geleceği için kendini yetiştirmiş insanların sokağa bırakılmasıdır. Eğitim, ayıplı bir şekilde başlamıştır. Eğitimciye reva görülen bu uygulama, ileriye gitmesi gereken bir ülkeye atılmış bir çelmedir.

       Okullarımızda öğretmen açığının yanında yardımcı ve hizmetli personel açığı da çok fazladır. Okullar, adeta kendi kaderine terk edilmiştir. Sosyal devlet ilkesi yokolmuştur. Okullarda temizlik ve bir çok görev  zor şartlarda yapılmaktadır.

       Okullarda temizlik görevlerinin yanında güvenlik görevleri de sağlanamamaktadır. Okullarda yöneticiler ve öğretmenler temizlik ve güvenlik görevlerinin yerine getirilmesi için adeta dilenci durumuna düşürülmüştür. Yönetici ve öğretmenler bu anlamda kendilerine vazife olmayan işler yaptırılarak vatandaşla karşı karşıya getirilmekte ve suç işletilmektedir.

       Dünyanın en ağır ekonomik krizinin yaşandığı ülkemizde, okullar eğitim yeri değil de adeta sosyal patlamaların önlenmesi için yardımların dağıtıldığı yerler haline getirilmiştir. Kısacası okullarda eğitim dışında neredeyse her şey yaptırılmaktadır.

       Özellikle 2003 yılından bu yana Ülkemizde ve ilimizde eğitim çalışanları siyasetin oyuncağı olmuş bir sendika tarafından politize edilmektedir. Bu politize edilmişlik öyle noktalara vardı ki   eğitim çalışanları arasında çalışma barışı bozuldu, huzur kalmadı. Bu huzursuzluğun kaynağı  ve arkasında olanlar, eğitim çalışanları tarafından apaçık görülmekte ve isimleri telaffuz edilmektedir. Eğitimi baskı ve kuşatma altına almaya çalışan bu zavallılara baktığımızda; bazen bir siyasetçinin emrinde, bazen ise siyasetçileri kendiler kullanmaktadır. Bu garip manzara içinde, bazı Gaziantep milletvekillerinin isimleri sürekli dillerde dolaşmaktadır. Kadrolaşma ve eğitimdeki bu yanlış işlerle iştigal eden, kendini siyasetin oyuncağı olmuş bir sendikaya kullandıran milletvekillerini kınıyor ve ayıplı ilan ediyoruz. Gaziantep’te manzara çok nettir. Kendini ve eğitim çalışanı arkadaşlarını siyasete ve yöneticiliğe pazarlayan ahlaktan yoksun insanlar, bu rezil tablo içinde eğitime zarar vermeye devam etmektedirler.

       Eğitimde yapılması gerekenler yapılmayıp, sadece kadrolaşmayla uğraşanlar İlimiz ve ülkemizin geleceğini karartmaktadırlar. Eğitim yerine kadrolaşmanın yapıldığı, Gaziantep ilimizde eğitimde nitelikten söz etmek yerine, yandaş vekil yöneticiler ve bunların aldığı ödüllerden söz edebiliriz ancak. Gaziantep’in eğitimi önemli değil, yandaşlaşma önemlidir anlayışı ilimizin eğitimindeki başarısını sürekli düşürmektedir. Gaziantep’te eğitim çalışanları arasında ayrımcılık yapıp, eğitimi bitirenler yaptıkları her yanlış işte ve kadrolaşmada ödüllendiriliyorsa bu yapılanlarla tabii ki ilimizin başarısı da yerlerde sürünecektir.

       Teftiş ve soruşturmalardaki adaletsizlik ve keyfilik, yandaş suçlarının aklanmasına kadar vardırılmıştır. Eğitim çalışanlarının soruşturmalara güveni kalmamıştır. Yandaş suçlarını aklamakla övünenlerin, bu duruma zemin hazırlayan ve prim verenlerin olduğu bir ortamda demokratik eğitimden bahsedilemez. Haktan, adaletten bahsedilemez. Bu içler acısı manzarada eğitim çalışanlarından da olup bitenlere saygı duyulmasını beklemek, olsa olsa ancak hafiflik olur.

       Vekaletle okul ve kurumların yönetilmesi, okullarda eğitim değil kaos ortamı oluşturmuştur. Özellikle 2005 yılından bu yana maksatlı bir şekilde çıkartılan yönetici atama yönetmelikleri, eğitimi al aşağı etmiştir. Eski Milli Eğitim Bakanımız Hüseyin Çelik, eğitimdeki bu kaos ortamının mimarı olmuştur. Okul ve kurum yöneticilerinin siyaset tarafından daha kolay kullanılması ve kadrolaşılması amacıyla çıkartılan yönetmeliklerle eğitim kurumları, liyakatli insanlarla değil, vekil yöneticilerle yıllardır yönetilmektedir. Eğitim için değil de vekil yöneticilik ve kadrolaşma için performans harcayan kişilerle ilimizde ve bütün Türkiye’de eğitim çökmüştür.

       Demokratik olmayan ortamda eğitim çalışanlarının verimli çalışması zordur. Siyasetin, kadrolaşmanın, ayrımcılığın olduğu ilimizde eğitimdeki bu yanlışlıkların düzeltilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Eğitimdeki rekabet ve başarı, demokratik bir eğitim öğretim ortamının oluşmasına bağlıdır.

       Gaziantep bir sanayi şehridir. Buna rağmen Mesleki eğitime gereken önem verilmemektedir. Günümüzde Gaziantep ve Türkiye’de orta öğretimde mesleki eğitimdeki öğrencilerin oranı %30’lardadır. Olması gereken ise en az %50 ile %67 aralığıdır. Fakat bu konuda mesleki eğitimle ilgili yönlendirmede veli ve öğrenci yeteri kadar bilinçlendirilememiştir. Yeteri kadar mesleki okul yapılamamıştır. Meslek liselerine gereken önemin verilmemesi  Ülkemizin geleceğini olumsuz yönde etkileyecektir.
 
       Gaziantep bütün bunlarla birlikte okul öncesi eğitimde Türkiye’de 32 ilin gerisinde kalmıştır. Ülke genelinde 32 ilde zorunlu olarak başlayan okul öncesi eğitim, ilimizi kapsamamaktadır. Bu da Gaziantep ilimizi yönetenlerin, siyasetçilerin ve Milli Eğitim yöneticilerin bir ayıbıdır.

       Yine Gaziantep ve Türkiye genelinde 76. maddeyle, eski Milli Eğitim Bakanımız Hüseyin Çelik tarafından yapılan yandaş-kadrolaşma ataması eğitimin bir başka ayıbıdır. Eski Milli Eğitim Bakanı, eğitimde kaos ortamının devamını sağlamak için yaptığı bu atamalarla eğitme son darbeyi vurarak görevi bırakmak zorunda kalmıştır. 76. maddeyle haksız bir şekilde yapılan yönetici atamaları, bütün eğitim çalışanlarına yapılmış bir hakarettir. Türkiye ve Gaziantep bu ayıpla yaşamamalıdır.
  
       2009-2010 eğitim öğretim yılı bu olumsuz tabloyla başlamıştır veya başlayamamıştır. Bütün bu zor şartlar içinde, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızı yetiştiren eğitim çalışanlarına, Yüce Allah güç kudret versin.

       Saygılarımla…

                                                                                                                         Bekir AVAN
                                                                                                                       Şube Başkanı

 

5 views

tesakademi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ