Ana Sayfa Gündem, Haberler, TES Gaziantep, Yerel Haber 24 Mayıs 2011 1137 Görüntüleme

Yurt-Kur’da “taşeron” skandalı!..

Son yıllarda kendi çocuklarına gemicik(!) alanlar, mısır ticareti, yumurta ticareti yaptıranlar, vatandaşa gelince taşı sık suyunu çıkar diyerek Ülkemiz insanlarını köleliğe açlığa sürüklemektedirler. IMF politikalarını emir kabul ederek iş güvencesiz esnek istihdamın en iğrenç modeli olan taşeron işçiliğiyle insan çalıştıranlar, sosyal devleti ortadan kaldırmaktadırlar. Bir insanlık ayıbı olan bu köleleştirme modeline karşı Millet olarak meşru olan her mücadeleyi vereceğimizden kimsenin şüphesi olmamalıdır. Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak Ülkemizde ve ilimizde olup bitenleri ibretle izlemekteyiz. Hiçbir kurumda köle gibi çalıştırılmaya göz yummadık, yummayacağız da. Çalışanları köleleştiren, insanlık ayıbı çalışma modellerini ortadan kaldırmak için, Yurt-Kur’da bu modeli uygulayan yöneticileri dahil olmak üzere mücadele etmeye ve mücadelemize davet ediyoruz.    

Gaziantep Yurt-Kur Müdürlüğü’nde taşeron firmada çalışan işçiler, kendilerine boş kağıt imzalattırılarak tazminatlarının kendi bilgileri dışında hesaplarından çekildiğini iddia ettiler.

Yurt-Kur Gaziantep Bölge Müdürlüğü’nün temizlik işlerini yürüten taşeron firmada çalışan işçiler,  firmanın 2011 yılının başında unvanını değiştireceğini söyleyerek, maaş alınan bankanın değişeceği bahanesiyle, maaş işlemleri için kendilerine boş kağıda imza attırıldığını iddia ettiler.

“BOŞ KAĞIDA İMZA ATMADIK, İŞİMİZDEN OLDUK”

Mağdur işçilerin grup sözcülüğü yapan Necla Özdemir, Mehmet Sevdim ve Ali Şahan, kendilerine firmanın unvan değişikliği nedeniyle maaş alınan bankanın değişeceği ve bankaya verilmek üzere boş kağıtlara imza atmaya zorlandıklarını ifade ettiler. Taşeron firmanın bu teklifini kabul etmedikleri için işlerinden olduklarını dile getiren işçiler, “Yurt – Kur Müdürü bizi “bir şey olmaz arkadaşlar, başlık yazın atın” sözleriyle ikna etmeye çalıştı. Boş kağıtları imzaladık ancak, bundan sonra hesaplarımızda oluşan hareketler nedeniyle haklarımızı arama kararı aldık. Ama hakkımızı aradığımız için de işimizden olduk” dediler.

İŞTE OLAYIN GERÇEK YÜZÜ

Mağdur işçilerin grup sözcülüğü yapan Necla Özdemir, Mehmet Sevdim ve Ali Şahan,  başlarından geçen olayı ise şöyle anlattılar:

“Yurt-Kur Müdürü bize ‘Bir şey olmaz arkadaşlar, başlık yazın atın’ dedi ve biz de boş kağıtlara Türkiye Finansbank Ankara Şubesi olarak başlık attık. Altına T.C. numaralarımızı yazarak imzaladık. Daha sonra işyerinde bir bayan arkadaşımız emekli oldu ve şirket yetkililerine emekliliğinin dolduğunu beyan ederek emeklilik işlemlerinin yapılmasını istedi. Ancak emekliliği dolan bu bayan arkadaşımıza sen istifanı yazacaksın dediler. Bayan arkadaşımız da emekli olduğunu, neden istifa dilekçesi yazması gerektiğini anlamadığını, doğal hakkı olan tazminatının kendisine ödenmesi talebinde bulundu. Ancak, işveren tarafından çıkışı verilmeyince bu bayan arkadaşımızda emekli olabilmek için SSK tarafından istenen çıkış belgesini alabilmek amacıyla ‘bütün haklarımı, maaşımı, izin paramı, kıdem tazminatımı aldım işyerimden sorunsuz olarak ayrılıyorum’ şeklinde yazılı kağıt imzalamak zorunda kaldık” diye konuştular.

OLAYI AVUKAT ÇÖZDÜ

Yurt Kur Gaziantep Bölge Müdürlüğü’nden emekli olan bir arkadaşlarının taşeron firmadan haklarını alabilmek için avukata başvurduğunu ve banka dökümanlarına bakıldığında olayın fark edildiğini belirten işçiler, “Emekli olan arkadaşımız taşeron firmadan haklarını alabilmek için bir avukata başvurdu ve avukat tarafından kendisinden banka dokümanları ile bazı belgeler istendi. Banka dokümanlarına bakıldığında bu arkadaşımızın hesabına kendi bilgisi dışında 4.950 TL para giriş çıkışı olduğu tespit edildi. Daha sonra bizleri aradı ve bizde arkadaşlarımızla toplanıp hesaplarımızı kontrol etmeye gittiğimizde aynı rakamın bizim hesaplarımıza da giriş, çıkış yapıldığını gördük. Meğer bizim Finansbank adına imzaladığımız boş kağıtları kendileri doldurarak bizi Özkan Gürkan adına vekalet vermiş gibi göstermişler, giriş çıkış yaparak tazminatlarımızı bize vermiş gibi göstermişler. Biz bunu Yurt Kur müdürümüz ile paylaştığımız da kendisi bizi geçiştirdi ve biz de Avukatımızın yanına gelerek konuyla ilgili kendisine vekalet verdik’’ dediler.

TEHDİT İDDİASI

Avukata vekalet verdikten sonra tehdit aldıklarına dikkat çeken mağdur işçilerin, sonraki süreçte yaşadıklarını ise şöyle anlattılar.

‘’Avukata vekalet verdiğimizi duyunca bize tehditler başladı. Davanızı geri çekmezseniz sizi işten çıkarırız, şöyle yaparız, böyle yaparız demeye başladılar. Yurt Kur Müdürü  ve şirket sahibi adına birileri gelerek bu davadan vazgeçmemizi istediler. Ancak biz vazgeçmeyeceğimizi söyleyince bizi performans düşüklüğü gerekçesi ile işten çıkardılar. Burada 8 yıl içinde sadece 15 gün izin kullanan arkadaşlarımız var. Biz bütün emir ve direktiflerimizi Yurt Kur müdür ve müdür yardımcılarımızdan alıyoruz. Gün geliyor geç saatlere kadar çalışıyoruz. Denetlemelerde gece saat 2’lere kadar burada kalıyoruz. Bizim bir sürü başarı belgelerimiz var, madem performansımız kötüydü neden bizi bu başarılı belgeler verildi.’’

İŞLEM TAMAMEN HUKUKA AYKIRIDIR

İşçiler adına açıklama yapan Avukat Yaşar Sağlam ise, yapılan işlemin tamamen hukuka aykırı olduğunu savunarak, “Kanunlar çerçevesinde bakıldığında yapılan işlemin tamamen hukuka aykırı olduğunu açıktır. Çalışanların hakkını gasp etmeye yönelik olan bu davranış konusunda mevcut bir hakkın yendiğini düşünmekteyiz. Kanunen işten çıkarma anında kıdem tazminatı ön görülmesine rağmen, mevcut şirket bunu haksız bir şekilde, kişileri farklı şirkette çalışıyormuş gibi göstererek kıdem tazminatları ödenmiş gibi göstermiş.  Bu şahıslara da boş belge imzalatarak, kişilerin banka hesabından bu paralar çekilmiştir. Bu tamamen dolandırıcılıktır ve şirkette buna alet olmuştur. Bu konuda gerekli çalışmaları başlattık, bankadan ilgili belge ve bilgileri talep ettik, bilgi ve belgeler geldikten sonra savcılığa suç duyurusunda bulanacağız. Ayrıca mağdur olan işçiler haklarını aradıkları için işveren tarafından işten çıkarıldıkları aşikar olup, iş kanununa aykırı olan bu eylem ile ilgili de dava açacağız. Davanın en kısa zamanda sonuçlanacağını ümit ediyoruz. Dava sonuçlandığında hem bundan işveren hem de kurum olarak Yurt Kur zarar görecektir. Biz devletin zarar görmesini istemiyoruz,  böyle bir dönemde uzlaşma ile bu insanların mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini ve tazminatlarının da hak sahiplerine iade edilmesini istiyoruz” dedi.

 KAYNAK:http://narkozgazetesi.com/sektor.htm

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

| Tema Tasarım |