Ana Sayfa Mehmet DİNÇ, TES Gaziantep, Üst Manşet 26 Eylül 2011 621 Görüntüleme

Talihsiz Kentin Yeni Valisi

TALİHSİZ KENTİN YENİ VALİSİ

Talihsiz kent, Gazi şehrimizin yeni valisine öncelikle hoş geldiniz diyorum. Bütün İl müdürlerimiz ve ilçe müdürlerimiz bu günlerde Gaziantep’imize yeni atanan Sayın Valimiz Erdal ATA’ya brifing dosyalarını hazırlamak ile bütün mesailerini geçiriyorlar. Ben de bu yazımda talihsiz kent, Gaziantep’imizin brifing dosyalarında yazılmayan bazı konuları aktarmaya çalışacağım.
Talihsiz kent diyorum. Güzelim Gaziantep’imiz gerçekten talihsiz ve bahtsız bir kent olduğunu düşünüyorum. Yaklaşık on beş yıldır Gaziantep’te yaşamama rağmen şehrin eğitiminin günden güne kötüye gitmesi bütün Gazianteplileri üzdüğü gibi eğitimin içinde bir çalışan olarak beni daha çok üzüyor.
Yıllardır Gaziantep’te bir yalanla adeta aldatılıyoruz. “ Marka şehir Gaziantep”
Yalan kocaman bir yalan !
Marka şehir her alanda marka olmakla olur sadece para ve yemek ile marka olunmaz. Eğitim, kültür, sanat, şehircilik, üniversite ve belediyecilik hizmetleri alanında neredesin ona bakılır. Marka şehir olmak öyle sözle, reklamla olmaz. Kimse kimseyi kandırmasın.
Anlayacağınız Sayın Valim bu şehir öyle marka bir şehir değil. Şehrin üç tane para babasının ortaya attığı bir slogandan öteye bir şey değil söylenen.
Üç para babası, bu adamların adaletti mi desem, rezaleti mi desem bilmiyorum ama bu şehrin talihsiz olmasının baş müsebbipleri bu üç para babası diyebilirim. Bu para babaları konusunu çok işlemeye gerek yok. Zamanla bu insanları tanıyacağınızdan da şüphem yok.
Benim asıl meselem bu Gazi şehrin eğitim meselesidir.
Nizamül Mülk derki : “Yönetici, yapacağı her işte Allah’ın rızasını gözetmeli, O’nun emrine boyun eğerek, yoluna ve kuluna hizmet etmelidir.”
Bakınız sizden bir önceki Valimiz bir partinin il başkanı gibi çalışarak dönemini tamamladı gitti. Hâlbuki vali demek devlet demektir. Devlet demek insana hizmet demektir. Giden vali sadece AKP’ye il başkanı gibi hizmet etmekten başka bir şey yapmadı. Yani sayın valim bu güne kadar bu ilde devlet yoktu. Bundan sonra inşallah olur. Bu yazıyı kaleme alırken bu temennilerle yazıyorum. Bu kentin kara talihini düzeltebilir miyiz? Tek derdimiz bu.
Gaziantep Milli Eğitiminde, önünüze birçok sorun gizlenerek gelecektir. Zaten bu kentin bütün meselesi, sorunların bilinçli bir şekilde beceriksiz yöneticiler tarafından gizlenmesidir. Birkaç surunu kısaca anlatalım:
– Gaziantep milli eğitiminin 8000 öğretmen açığı yılarca gizlendi. Son iki yıldır biraz olsun öğretmen açığı söyleniyor. Oda yarısı yani 4000 öğretmen açığı olarak. Milli eğitimi yönetip bu rakamları açıklayanlar şehrin % 85 oranında ikili eğitim yaptığını düşünmeden açıklamış. Gaziantep’te normal eğitim şartlarında 10,000 civarında yeni öğretmene ihtiyaç var.
– Bu şehirde 150,000 ( yüz elli bin ) insanımız okuma yazma bilmiyor.
– Belediyeler kendi yasalarında olan eğitim harcamalarını göstermelik yaparak sadece reklama dönük işlerle meşgul. Kendi kaynaklarıyla yapması gereken eğitim harcamalarını da Halk Eğitim Merkezlerine yıkmış durumdalar.
– Yeni okul arsaları açması gereken belediyelerin böyle bir derdi hiç olmadı. Olmasını da beklemiyoruz.
– Kenar semtlerde 60 kişilik sınıflarda eğitim yapan okullar, bakımsızlıktan adeta kaderine terk edilmiş. Bazı okullarımız içine sidik kokusundan girilemez durumdadır.
– Güvenlik dersen “kim kime, dum duma “
– Gaziantep’te Sürücü kurslarında hiçbir denetim yok. Bugün adam gibi bir denetim olsa %70’nin kapanacağına şüphem yok.
– Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğü vekil şube müdürleriyle dolu. Hiç birinin orayı hak ederek geldiği söylenemez. Şartları da tamamen ilgili mevzuata aykırı. O koltuklar, işgal edilerek devlet zarara uğratılıyor.
– Gaziantep Milli Eğitim Müdürlüğünün şehrin eğitimini yükseltmek açısından, hiçbir hedefi yok. Hedef olmadığı için hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının yıllık değerlendirmelerini de bulamasınız.
Burada sorunların hepsini yazmaya kalksak 40 – 50 sayfa yazarız. Kimsenin şüphesi olmasın. Çözümlerini de birlikte yazarız.
Eğitimde 80. Sıralarda bulunan bu güzelim kenti idare eden Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticileri bu başarısızlığın mimarlarıdırlar. Bu güne kadar bütün yaptıkları uygulamalar eğitim çalışanlarının çalışma barışını nasıl bozarız diye yapılmış uygulamalar. Gaziantep’te eğitim çalışanları arasında çalışma barışı yok.
Bunları söylerken birilerine çamur atmak niyetinde değilim.
Bu gün İl Milli Eğitimi yöneten kişileri basit bir sınava tabi tutsak bir çoğu geçer not alamaz. Çağırın Ekrem SERİN ve Hamdi ATAYETER müdürlerimi önlerine bir mahkeme kararı koyun veya bir resmi yazı koyun okusunlar. Mahkeme kararını ve resmi yazıyı mutlaka birilerine adaletsizlik yapma yönünde yorumlayacaklardır. Yorumlarında kararı hakkaniyetle uygulama çabasını değil, yandaşlarını koruma çabasını sendika olarak bir çok karalarında gördüğümüz için kendilerini örnek verdim. Sadece okul müdürlerini tehdit ederek Milli eğitimi yöneten bir yönetim anlayışıyla şehrin eğitim meselesi çözülmez.
Eğitimcileri ve okul müdürlerini adaletinize inandırmadan başarı olmaz.
Bakın kaç kez anlattık bizi dinlemediler yine Nizamül Mülk’ten bir örnek verelim;” “Yönetici, inkâr ve küfürle ayakta kalabilirse de zulümle ayakta kalamaz, idareci idare ettiklerine asla zulmetmemeli, âdil olmalı. Gaziantep Milli Eğitiminde hiçbir zaman adalet olmadı. Yeni valimizden bu adaleti bekliyoruz.
Yine Nizamül Mülk derki : “Devlet işlerini ehline danışarak yürütmeli, kendi başına iş görmemeli; herkesin, zıt da olsa fikrini açıkça ortaya koymalarını sağlamalı…
İşte talihsiz ve kara bahtlı güzelim Gaziantep yeni valisinden çok şey mi bekliyor? Hayır, sadece biraz samimiyet ve adalet bekliyor. Samimiyet ve adaletin olduğu yerde sonuç olarak güven olur. Güvenin olduğu yerde başarı kaçınılmaz bir sonuçtur.
Kısacası güvenecek bir yönetim arıyoruz. DEVLETİN MEMURU OLARAK, DEVLETİ ARIYORUZ.. Saygılarımla …

Mehmet DİNÇ
Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi
Şube Sekreteri

578 views

Yorumlar

Yorumlar (1 Yorum)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

  • Ümit ONAT :

    7 Ekim 2011-13:07

    yoruma ne gerek varr… mehmet bey tabloyu ortaya çıkarmış… tabii tabloyu at gözlükleri ile bakmazsa… daha geçenlerde bir ilçe müdürü baki aleme göç etti… bu dünyadaki mahkemsi bitmeden … kimin ne zman bu dünyadan göç edeceğini kimse bilemiyor… rahmetli yazıcıoğlu’ nun deyimiyle ” 1 dakk sonrasını bilemediğimiz bir dünya için bu kadar fırıldak olmaya gerek yok” şimdi daha iyi anlıyorum mesajını …

| Tema Tasarım |