Ana Sayfa Gündem, MEB, TES Gaziantep, Üst Manşet 17 Haziran 2016 734 Görüntüleme

KARANLIKLARI AYDINLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ

       2015-2016 eğitim-öğretim yılı, terör olayları nedeniyle gecikmeli olarak başlamıştı. Geç başlamasıyla birlikte Gaziantep ve Türkiye genelinde her yönüyle problemlerle dolu bir eğitim öğretim yılını daha bitirdik. Her eğitim yılı biterken, eğitim çalışanları yap boz tahtası haline getirilen eğitim sistemi içerisinde huzursuz, mutsuz ve kaygılı bir bekleyişe geçmektedir. Yine öğrenciler, veliler ve bütün Türkiye içinde durum aynıdır.

       Yaz tatili öncesi ve tatil eğitim çalışanlarının tayin dönemidir. İl içi tayinlerde, il dışı tayinlerde, özür gurubu tayinlerinde uygulanan yöntem adeta tayin çıkarmamak üzerinedir. Tayinlerle ilgili demokratik hakkını isteyen öğretmenlerin rotasyon sopasıyla dövüldüğü bir Ülke olduk artık. Ülkemizi yönetenlerin torpille müdür olan, yandaş okul müdürlerinin konuşmalarına arkalarını dönerek tepki veren öğrencileri neredeyse güvenlik meselesi haline getirdiklerine şahit oluyoruz bugünlerde. Öğretmenin, öğrencinin, velinin ve halkımızın baskı altına alınma gayretleri eğitimde gelinen mevcut durumu özetliyor aslında.

       Kısacası demek isteniyor ki, eğitim bahane, yandaşlık şahane.

       Eğitim bahane, öğretmen, öğrenci, veli doğruyu güzeli, ahlakı, adaleti, demokrasiyi öğrenmezse şahane…

       Yıllardır Türk toplumu olarak tartıştığımızda işte bu. Eğitim mi yapılmak isteniyor, yoksa kendi istedikleri ideolojik kalıplara uygun, sindirilmiş, susturulmuş, sorgulamayan, eleştirmeyen, sadece biat eden bir nesil mi yetiştirilmek isteniyor?

       Bir eğitim öğretim yılının daha sonuna gelirken başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere, merkez ve taşra teşkilatı yöneticilerine ve uyguladıkları eğitim sitemine güvenmiyoruz. Gaziantep İl Milli Eğitim ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine hiç güvenmiyoruz. Eğitim çalışanları olarak onların yapacakları uygulamalarda adaletli olacaklarına, eşit davranacaklarına hiç inanmıyoruz. Yıllardır yapılan ayrımcılık dolu uygulamalar, adaletsizlikler, haksızlıklar bu güveni sürekli azaltmıştır.

       Gaziantep’te ve Ülke genelinde eğitim çalışanları olarak bütün bu problemlerle iç içe yaşayarak, bir taraftan hakkımızı, ve onurumuzu korumaya çalışmakta, diğer taraftan da hem öğrencilerini korumaya çalışmakta, hem de öğrencileri geleceğe hazırlamaktayız.

       Milli Eğitim de yaşanan olumsuzluklar, 4+4+4 (dert+dert+dert) gibi ideolojik eğitim sistemi dayatmaları, gelinen noktada bir arpa boyu bile yol alınamadığı göstermektedir. Yıllardır Türk Eğitim-Sen olarak haykırıyoruz, “Eğitim sistemiyle, oynayanlar milletin geleceğiyle oynuyorlar. Eğitim sistemine merdiven altı mahfillerden yapılan dayatmalarla milletimizin geleceğini baskı altına alınıyor. Eğitimin niteliği ortadan kaldırılıyor, bilgi toplumundan uzaklaşıyoruz. Düşünmeyen bir toplu haline getiriliyoruz” diye.

       İşte gelinen durum ortada, bugünlerde Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere herkes eğitimin niteliğini tartışıyor. O halde sormak lazım, yandaş ve ideolojik bir eğitim sistemi mi istediniz?

       Yoksa eğitimde niteliğin arttırılmasını mı istediniz?

       Bizce bunun cevabı belli.

       Son yıllarda Milli Eğitimde sistemli bir şekilde okul müdür yardımcısından, müdür başyardımcısına, okul müdürüne, şube müdürüne, İlçe Müdürüne, İl Müdür yardımcısına, il müdürüne, bakanlık merkez teşkilatının hepsine varana kadar yandaşlaştırdınız. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını askıya alıp, adeta sivil darbe yaparak Türkiye Cumhuriyeti Devletini neredeyse parti devletine, Milli Eğitim bakanlığını ise Yandaş Eğitim Bakanlığına çevirdiniz. Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliymiş. Bu Milli Eğitim yapısı ve dayatılan eğitim sistemiyle nereye gidildiği de belli artık.

       Tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar öğretmeninden, öğrencisine, velisine ve tüm halkımıza ve en sade vatandaşa varana kadar susturulmak, korkutulmak, haktan, adaletten, demokrasiden kopartılmak istenen bir istibdat döneminden geçiyoruz.

       Ülkemizin getirildiği durum çok iç açıcı değil. Geleceğimizin teminatı olan çocukları eğiten öğretmenler olarak yarınlarımızdan kaygılıyız. Ancak böyle bir dönemde olsa, eğitim çalışanları olarak karanlıklar ne kadar zifiri karanlık olursa olsun aydınlatmaya kararlıyız.

       Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı hem koruyacağız, hem geleceğe hazırlayacağız.

       Türk Milli Eğitiminin üstündeki kara bulutların dağılması için var gücümüzle çalışacağız, güzel günlerin, yarınların belirleyicisi olacağız.

        2015-2016 eğitim-öğretim yılının sonuna geldiğimiz bu günlerde karanlığa bir mum yakacağız, geleceğe umutla bakacağız. Öğrencilerimize dinlenip iyi tatil yapmalarını tavsiye ederken, tüm eğitim çalışanlarına iyi tatiller diliyoruz.

        Kamuoyuna saygılarımızla…

                                                                      Bekir AVAN

                                                                  Şube Başkanı

 gaziantep_meb_2015_2015_karnesi

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

| Tema Tasarım |