Ana Sayfa Faruk ÖZTÜRK 4 Nisan 2012 387 Görüntüleme

Ben Hakimim Masum Bey

Bilindiği üzere sene başında gündem, tamamen okullarda toplanan kayıt paraları ve bunun sonucunda okul müdürlerimize açılan soruşturmalar ile geçti. Açılan bu soruşturmaların ne kadar hukuka uygun ne kadar akla ve mantığa yatkın olduğunun tartışmasını dahi yapmak gereksiz diye düşünüyoruz. Okullara bugüne kadar tek kuruş ödenek göndermeyen yetkililerin okul müdürlerinin simit satarak para kazanabileceğini düşünmeleri kadar traji-komik bir durumdur bu durum… Ve işin en can alıcı noktasıysa, okul aile birlikleri aracılığıyla toplanan bu bağışlarda okul müdürlerinin sadece okul aile birliği üyelerinden birisi olması bu traji-komik durumu daha da içinden çıkılmaz akla mantığa uymaz bir duruma getirmektedir.

Okulların da bir kurum olduğu ve bu kurumların da ekonomik dengeleri sağlamak zorunda kalan yerler olduğunu unutan sayın yetkililer, bu kurumlara tek kuruş ödenek göndermeksizin, nasıl ayakta kalacağını, temizlik, kırtasiye, cam, pencere, kapı masraflarının ne ile karşılanacağını düşünmüyorlar mı acaba diyoruz ama bu kadar anlayışsız olabileceklerine de inanmak istemiyoruz. Sene başında ellerindeki matbu formlar ile okula gelerek okulun eğitim-öğretime hazır olup olmadığını denetlerken okul müdürünü ayağında çizme ile okulu yıkarken göreceklerini mi umuyorlar acaba? Ya da sene ortasında yapılan törene iştirak ederken gelen misafirleri temiz bir ortamda karşılamak isteyen kurum çalışanlarının ellerindeki toz bezleri ile halay çekerken mi hayal ediyorlar?  Bütün mahalle sakinlerinin bir araya gelerek imece usulü ile sınıfları süpürdükleri, kırılan camların okulda öğrencisi olan camcı veli tarafından ücretsiz takıldığını mı hayal ediyorlar. Temizlik veya güvenlik için okulu bekleyen kişilerin tamamen gönüllü ve isteğe bağlı olarak mesai yapmalarını mı umuyorlar? Okula gelen bütün öğrencilerin temizlik alışkanlığını doğarken, okul eşyalarını koruma ve kollama bilincini konuşmaya başlamadan hemen önce kazandıklarını mı düşünüyorlar? Yoksa eğitimciler dilencilik yapmaktan çok mu hoşlanıyorlar? Veya artık veli toplantılarına veliler davet edilirken okulda yardım yapılacak diyerek davet edildiği bir ortamda velilerin okula milyarlar bağışladığını mı düşünüyorlar. Tamamen tribünlere oynanan bu maçın galibi yoktur. Ama bu anlayış ile kaybedenler hep bu ülkenin insanları bu vatanın evlatları olacaktır.

İlimizde de bu durumdan dolayı soruşturma açılan ve ceza alan birçok okul müdürümüz vardır. Türk Eğitim-Sen Gaziantep Şubesi olarak Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde istemiş olduğumuz soruşturma açılan okul müdürleri listesini soruşturmanın gizliliği gibi komik bir bahane ile vermeyen yetkiler sayesinde liste henüz elimize ulaşmış değildir. Şu an ilimizde kaç okul müdürüne ceza verildi ne kadar okul müdürümüz ceza aldı net bir sayı ortaya koyulamasa da kısa bir süre sonra gün yüzüne çıkacaktır. Fakat soruşturma süreci ve sonucu göz önünde bulundurulduğunda çok dikkat çekici durumlar ile karşı karşıya kalmaktayız. Bu soruşturmalarda hakim kim masum kim herkesin bilmesini ve görmesini istiyoruz. Soruşturmada görev alan komisyon üyelerinin nereye mensup olduklarının iyi tahlil edilmesini ve bu tahlil doğrultusunda hakim ve masum kişiliklerini herkesin iyi düşünmesini istiyoruz…!!! Görevleri gereği üyesi olamadıkları bir kurumun üyelerine de verilen cezaların hangi bahaneler ile açıklanacağını da merakla bekliyoruz…!!! Kendisini ispat derdinde olan kurumların bu konudaki yapacakları ve yapmış oldukları açıklamaları tebessümle takip etmekteyiz. Payda veya payanda ya da yandaş denildiğinde akla gelen bu kurum ve kişilerin ilimizde ve birçok ilde sadece görevleri değişmiş, oturdukları masalardaki isimliklerde yazan unvan kısmı siyasi güce bağlı olarak süslü ifadelerle bezenmiştir. Fakat şunu çok iyi biliyoruz ki gölgeleri kendi boylarından uzun olan bu kişiler için güneşin batması da yakındır. Bu kişilerin yarın hangi masalarda hangi isimliklerle oturacaklarını da zamanla birlikte hep beraber göreceğiz.

Bu soruşturma sonucunda verilen cezaların 657 sayılı DMK ya göre değil de 1702 sayılı kanuna dayalı olarak verilmesi gibi bir durumla da karşı karşıyayız. 1702 sayılı kanuna göre verilen cezalarda soruşturmanın apayrı bir ince noktası olarak karşımıza çıkmaktadır. Herkes tarafından artık biliniyor ki 657 sayılı kanuna göre verilen cezalara hukuk yolu açıktır. Fakat 1702 sayılı kanuna göre verilen ihtar cezalarına hukuk yolu da kapalıdır. Böyle bir anlayış ile kendi çalışanının motivasyonunu bu kadar üst düzeye çıkaran böyle bir uygulama yaptıkları için sayın yetkilileri ayrıca kutluyoruz(!)

Sonuç olarak başlangıcı yanlış başlayan bu soruşturmalarla artık okullar hayat olacak, eğitimciler hafta sonu okulları ile eğitime nice nice destekler verecek, haydi kızlar okula kampanyaları ile okumayan kız kalmayacak, analı kızlı okumayan tek bir vatandaş dahi bulunmayacak. Açılan bu soruşturmalar sonucunda verilen cezalarla ortaya çıkan bu şevk ve heyecan ile eğitim çook daha iyi yerlere gelecektir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Benzer Haberler

İlginizi çekebilir

| Tema Tasarım |