Ana Sayfa Gündem, MEB, TES Gaziantep, Üst Manşet 24 Haziran 2016 855 Görüntüleme

Ataması Yapılmayan Öğretmenlerin Eylemine Destek Verdik

AĞUSTOS 2016’DA ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMALIDIR,

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİĞE (KÖLELİĞE) HAYIR!

 Ataması Yapılmayan öğretmenler adına Mustafa SALMAN’ın yaptığı açıklama  aşağıda olduğu gibidir.

Türkiye’de eğitim her geçen gün artan sorunlar ve derinleşen çelişkileri ile çürümeye terk edilmiş bir sistem hâlini almıştır. Bu sistem içerisinde “Ataması yapılmayan öğretmenler” maalesef sorunların başını çekmektedir. Bu, öncelikli ve acil çözüm bekleyen kanayan yaralarımızdandır.

Öncelikle gün gibi orda olan “Atanmayan Öğretmenler” Türkiye’de hafife alınıyor ve çoğu zaman ne yazık ki önemsenmeyen bir durum olarak görülüyor.

Eğitim sisteminin ihtiyacı doğrultusunda atama yapılmaması Türkiye’nin kısa süre içerisinde “işsiz öğretmenler” sorunu ile karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur. Bu durum “Atama bekleyen İşsiz Öğretmen” sayısını her geçen yıl arttırarak işsiz öğretmenleri büyük bir strese sokuyor, hatta intiharlara kadar varan olumsuz sonuçlar doğuruyor. Ne yazık ki bu güne kadar ataması yapılmadığı için 42 öğretmenimiz intihar etmiştir.

Eğitim fakültelerinden başarıyla mezun olmak öğretmen olmak için yeterli görülmüyor, öğretmenlerden Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ve Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) sınavlarına girmeleri isteniyor. Öyle ki 400.000’i aşkın öğretmen mayıs ayında sınava girmiştir. Öğretmenler için ÖABT sınavına hazırlık süreci stres ve sıkıntılarla devam ederken, öğretmenlerin psikolojileri, planları hiç umursanmıyor ve sistem değişikliğini gerekçe göstererek 18 yıldır düzenli olarak yapılan ağustos atamalarının yapılmayacağına dair açıklamalar yapılıyor.

Öğretmen atamalarının 2017 Şubat ayında olacağının söylenmesi 400.000’i aşkın atama bekleyen öğretmenin umutsuz bir beklenti psikolojisine sürüklenmesine sebep olmaktadır. Üstelik ne kadar olacağı belli bile olmayan bir beklenti!

Atama bekleyen öğretmen sayısı katlanarak artarken bu süre zarfında sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen gibi öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran güvencesiz istihdam uygulamaları hayata geçiriliyor, öğretmenler kendi meslekleri dışındaki işleri yapmaya zorlanıyor.

2003 – 2015 yılları arasında KPSS’ye giren öğretmen sayısındaki artışa bakıldığında sınava giren her yüz öğretmenden ortalama 15’inin ataması yapılmış, geriye kalan 85 öğretmen ya tekrar sınava girmek ya da başka bir alanda çalışmak zorunda bırakılıyor. Bu tablo her şeyi daha net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Gelinen noktada, hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı, zaman kaybetmeden hem atama bekleyen öğretmen adaylarının ve ailelerinin mağduriyetini sonlandırma hem de yapılan hatayı tamir etme adına 2016 yılı Ağustos ayında en az ihtiyaç kadar öğretmen ataması yapmak suretiyle bu yöndeki beklentilere cevap vermelidir.Bundan sonra da öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerinin kontenjanları mevcut yığılma dikkate alınarak MEB, YÖK ve üniversiteler arasında ihtiyaca göre belirlenmelidir.

Sonuç olarak, Milli Eğitim Bakanlığı, atanmayan öğretmenlerin varlığından ve bunlara öğretmen adayı denilmesinden rahatsız oluyor. İster adını koyalım, ister koymayalım, bu sorun gün ışığı gibi ortada olup, atanmayan öğretmen adaylarının ve ailelerinin olduğu kadar başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ülkemizin kanayan bir yarasıdır. Bu yaraya acilen neşter vurulmalıdır. Öğretmen adaylarının ve ailelerinin yıllarca tabi tutuldukları psikolojik işkenceye bir an önce son verilmelidir.

Biz atanmayan öğretmenler olarak Milli Eğitim Bakanlığına buradan soruyoruz!

1) 67.000 öğretmen açığımız var iken Ağustosta atama yok demek çelişki değil midir?

2) Bir sistem değişikliği olacaksa neden sene başında öğretmenlere net bir şekilde açıklanmadı ve yüz binlerce öğretmenin planları altüst edildi?

3) 2017 Şubat ayında atama yapılacaksa neden 2016 KPSS Mayıs ayında yapıldı? 8 ay boyunca bu insanlar ne yapacak? Şubatta atanamadığımızı düşünürsek 22 Mayıs 2017’deki (Sınava 2 ay kala) sınava nasıl hazırlanacağız? 2016 Temmuz ayında ÖABT’ye girecek öğretmen arkadaşlarımız şu anda hangi psikoloji ile çalışmalarına devam edecekler?

4) Stajyer öğretmenlik sistemi getirildi. 2016 Şubat ayında atanan öğretmenlerin deneyim kazanması için 2016 Ağustos ayında öğretmen ataması yapmayacağız diyorsunuz. Ama ön lisans mezunu ücretli öğretmen almaya devam edilecek.Ücretli öğretmenler, öğretmenlik yapmak için ne kadar deneyimliler?

5)Yüz binlerce öğretmen bin bir türlü sıkıntılarla KPSS hazırlık süreci geçirdi, gecesini gündüzüne kattı, başını kitaplardan kaldırmadı, nasıl olurda bu emekleri hiçe sayıp 2016 Ağustos ayında atama yok denilebiliyor? Birçok öğretmen arkadaşımız düğün, nişan, askerlik planlarını bu atama durumuna göre planladı. Bu kadar insanın hayat planlamasını bozmaya kimin hakkı var? Öğretmenler bu kadar mı değersizleşti?

6) Her yeni gelen Milli Eğitim Bakanı yeni bir sistemle geliyor, bir ülkenin geleceğini şekillendiren kurum olan Milli Eğitim Bakanlığı buna ne zaman son verecek?

7) Öğretmenlik diploması alıp, öğretmenlik yapamayacaksak Eğitim Fakülteleri ne amaçla öğretmen yetiştiriyor?

8) Bu açık kapanana kadar Eğitim Fakülteleri kontenjanları belli ölçüde azaltılamaz mı? Aynı şekilde formasyon programlarına da belli oranda kısıtlama getirilemez mi?

9) Öğretmen atamalarını neden seçim endeksli bir hale getirildi? Öğretmenlik gibi kutsal bir meslek neden böyle ayaklar altına alındı? Neden öğretmen atamaları siyasi bir malzeme hâline getirildi? Yeterli bütçe varken geleceği şekillendirecek öğretmenler için bütçe neden verilmiyor?

10) Biz öğretmenler olarak kötü bir şey istemiyoruz.Maruz kaldığımız haksız ve adaletsiz sistem planlamalarının bir an önce düzeltilmesini istiyor, artık çocuklarımıza ve sınıflarımıza kavuşup mesleğimizi eline almanın haklı gururunu yaşamak istiyoruz.

         Ve biz öğretmenler diyoruz ki:

        “ÖĞRETMEN YALVARMAZ,

       ÖĞRETMEN BOYUN EĞMEZ,

       ÖĞRETMEN EL AÇMAZ,

       ÖĞRETMEN DERS VERİR !!!

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Başımız Sağolsun..

Başımız Sağolsun..

| Tema Tasarım |